E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ARMACELL
STANDART POMPA
GİSBİR

Aliağa'da Gemi Geri Dönüşüm

Aliağa'da Gemi Geri Dönüşüm

10 Haziran 2009 Çarşamba / 11:33 | SÖKÜM
8. Sayı (Mayıs-Haziran 2009)

Aliağa'da bulunan gemi geri dönüşüm sektörü zor günler yaşamasına rağmen önemli başarılara imza atıyor...

Genel olarak her sektördeki durgunluk gemi geri dönüşüm sektörünü de derinden etkiliyor... Aliağa'da bulunan gemi geri dönüşüm sektörü bugünlerde geçen seneye oranla yüzde 80 düşük kapasiteyle çalışıyor. Aliağa'da bulunan sökümcülerin her birinin iki ile beş milyon dolar civarında zararı bulunuyor. Bu yıl itibariyle genelde ufak gemilerin geldiği Aliağa'da neler olduğunu merak ettik ve bir günlük bir ziyarette bulunduk... 

 

Türkiye'nin tek gemi söküm bölgesi olan İzmir'in Aliağa ilçesinde, 1450 metre sahil uzunluğuna sahip kıyı şeridinde 19 gemi söküm yetkisine sahip işletme var. Mülkiyeti,  Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı?na (TOKİ) ait olan 25 adet parsel üzerinde faaliyet gösteren bu firmalar geçen sene 72 gemi sökmüşlerdi.

 

Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) altında organize olan firmaların 2003 yılında kurduğu Atık Yönetim Merkezi de Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından başta asbest olmak üzere tehlikeli atıkların gemilerde tespit edilmesi, toplanması, depolanması ve bunların ilgili yerlere aktarımı konusunda yetkilendirilmiş bir merkez.

 

Üç ay önce yeni yönetim kurulunu belirleyen GEMİSANDER'de yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Adem Şimşek ile gemi geri dönüşüm sektöründe son günlerde yaşanan sıkıntıları ve gelişmeleri konuştuk. Aliağa'da bulunan gemi geri dönüşüm firmaları olarak dünyada "örnek bir ülke" olduklarını vurgulayan Şimşek, ulusal ve uluslararası yönetmelik ve yasalara uygun çalışma yaptıklarını dile getiriyor. Gemi sökümünde Türkiye'nin çok büyük şansı olduğunu söyleyen Şimşek, "Dünya çapında Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Çin ile rekabet etme şansımız pek yok. Fiyat açısından çok aşağılara inebiliyorlar. Fakat bu ülkeler çevre konusunda problemliler. Bilinçli firmalar ve ülkeler Türkiye'yi tercih ediyor" ifadelerini kullanıyor. 

 

AB'nin gemi geri dönüşüm stratejisini özetleyen Şimşek şu bilgileri veriyor: "Avrupa Birliği, sökülmek üzere hurdaya ayrılan gemilerle ilgili geç de olsa bir komisyon marifetiyle Yeşil Kitap isimli bir rapor hazırladı. Bugüne kadar çok kötü koşullarda gemi söküm faaliyetinde bulunan ülkeleri bilmelerine rağmen, ekonomik çıkarları nedeniyle kendi ülkelerinden bu ülkelere  gemi satılması konusunda hiçbir müdahalede bulunmamışlardı. Çevre konusu global bir sorun olmaya başladığında, kendilerinin de bir şeyler yapması gerektiğini düşünerek, böyle bir rapor hazırlamak zorunda kaldılar. Üstelik bu raporun da hiçbir yaptırım gücü yok. Tavsiye niteliği taşıyan ve durum tespiti yapan bir rapor. Pazar gelişmelerinin bir sonucu olarak, Avrupa Birliği?ndeki söküm kapasitesi son 20 yılda belirsiz bir seviyeye düşmüştü. Günümüzde başlıca Belçika, İtalya ve Hollanda olmak üzere 230,000 ton/yıl civarında kombine bir kapasiteye sahip olup, diğer üyelerin küçük tesisleri de dikkate alındığında ve hepsi toplandığında Avrupa Birliği?nde gemi sökümü için mevcut kapasite yılda yaklaşık 500,000 ton/yıl olarak tahmin edilebilir..."

 

"AB'deki mevcut kapasiteden daha büyüğü Türkiye'de bulunuyor ve bir OECD ülkesi olarak Türkiye prensipte tehlikeli atık ihracatı için bile bir varış noktası yetkisine sahip. İzmir yakınlarındaki Aliağa kıyılarında 20 kadar gemi söküm sahasının toplam kapasitesi yıllık yaklaşık 1 milyon ton; ve burasının büyük bir bölümü atıl durumda. AB'deki ve Türkiye'deki mevcut temiz gemi söküm kapasitesi, harp gemileri ve diğer devlet gemileri için yeterli. Toplam tonajı 500 bin ton olan, 1000 tondan büyük yaklaşık 100 adet gemi önümüzdeki 10 yıl içinde hizmetten çıkarılacak. Dünyadaki ticari filonun yaklaşık yüzde 23'ü AB bayraklı gemilerden meydana geliyor..."

 

"Bir diğer faktör Asya ile Avrupa arasındaki işçilik farkı. Bangladeş ve Hindistan'daki söküm tesislerindeki işçiler günde 1-2 dolar kazanırken işçilerin güvenlik ve sağlıkla ilgili masrafları önemsiz kalıyor. Avrupa'daki maliyetler Hollanda'da bir işçi için 250 dolar/gün civarında ve Bulgaristan'da 13 dolar/gün olarak tahmin edilebilir. Bu rakam ülkemizde günlük 30 ila 50 dolar arasında..."

 

"Gemilerin Bangladeş, Hindistan ve Pakistan'da hurdaya çıkartılması su ve toprak kirliliğini önleyecek herhangi bir önlem veya bariyeri olmaksızın kumsallarda gerçekleşiyor. Tehlikeli atıklar için sadece birkaç alım tesisi mevcut ve geri dönüştürülemeyen malzemeler genellikle sahaya dökülüyor. Özellikle ağır makine (vinç) ve işçiler için ekipman  noksanlığı nedeniyle tehlikeli kazalar konusunda yüksek bir risk söz konusu. 2004 yılında yayınlanan Hindistan'daki bir  hükümet raporuna göre 1996 ila 2003 arasında Alang tersanelerinde 209 işçinin öldüğü 434 vaka meydana gelmiş. Basın raporlarına göre son 20 yılda Bangladeş'te 400'ün üzerinde işçi ölmüş ve 6 bin tanesi ciddi şekilde yaralanmış. Hindistan'dan farklı olarak Bangladeş'in uygulamadan 'sıcak-işler-için-gazdan arındırma' sertifikasına bir ihtiyaç duymaması, özellikle söküm tersanelerindeki ölümcül patlamaların sıklığını da açıklıyor. Ancak Avrupa Birliği, Türkiye ve Çin'de mevcut olan 'yeşil' veya iyileştirilmiş tesislerin kapasitelerini tam olarak kullanamamaları nedeniyle sorun yaşanıyor. Şu anki pazar koşulları Avrupa Birliği işletmecilerinin (buna ülkemizi de ilave etmek lazım) çok daha düşük maliyetler ve daha yüksek metal fiyatları sunabilen, Güney Asya tersaneleri ile rekabet etmesini imkansızlaştırıyor. Dünya çapında gemi sökümü ile ilgili etkili ve sağlıklı zorunlu standartlar olmadığı sürece, Avrupa (ve Türkiye) tesisleri pazarda rekabet etmekte zorlanacaklar ve armatörler gemilerini standart altındaki Asya tesislerine göndermeye meyilli olacak. Çin'le ilgili bilgi az olmakla birlikte, Çin'deki bazı tesisler yabancı sermaye ile işbirliği yaparak tesislerini geliştirdiler. Çevre koşullanın düzeltilmesi için Bangladeş'teki tesislere kriterlere uymaları konusunda yüksek mahkeme tarafından süre verildi...."

 

"AB raporunda olduğu gibi bizim de ülke olarak, IMO'nun her sene yapılan toplantılarında dile getirdiğimiz konu, 'bu işi doğru yapanla eğri yapan tespit edilsin; uluslararası kurallar konulsun; haksız rekabet önlensin' şeklindeydi. Şimdi dediğimiz yere geldiler. Geçtiğimiz günlerde IMO'nun yaptığı toplantıda taslağın son şeklini alarak oylamaya sunulması kararlaştırıldı. Ülkeler kendi yasalarını buna göre düzenleyecekler ve bu iş uluslararası boyut kazanacak. Eğer uygulamada herhangi bir sorun yaşanmazsa, IMO?nun yetki vermediği ve bu anlaşmayı imzalamayan ülkelere ve gemi geri dönüşüm tesislerine sökülmek üzere gemi gönderilmeyecek..."

 

GEMİSANDER Yöneticisi Nevzat Sarıaslan

Gemi söküm sektörünün, genel gemicilik sektörünün önemli bir parçası olduğunu vurgulayan GEMİSANDER Yöneticisi Nevzat Sarıaslan ise şu bilgileri veriyor: "Gemi sökümü yalnız, Türkiye'de değil, dünyanın ve Avrupa'nın pek çok ülkesinde yapılıyor. Dünyada yıllık ortalama 25 milyon DWT ton gemi sökülüyor. Genel olarak gemiler hurdaya ayrılmıyorlar, sürdürülebilir kalkınmanın ana ilkelerinden biri olan geri dönüşüm işlemine tabi tutuluyorlar..."

 

"1976 yılından beri Aliağa'da faaliyet gösteren Türk gemi geri dönüşüm sektör ortalama yıllık net 250 bin ton hurda çelik üreterek hizmet veriyor. Sektör, 1986 yılında 650 bin ton net kapasiteye ulaşarak Güney Kore ve Tayvan'dan sonra dünyada üçüncü konuma geldi. Şu andaki tonajları itibariyle Çin, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Amerika'yı takiben dünya altıncısı konumunda bulunuyor. Aliağa'daki gemi geri dönüşüm sektörü 27 yıllık faaliyeti boyunca ortalama 1.800 kişilik istihdam yarattı. Yan sanayi ile birlikte yaklaşık 8 bin kişinin ekonomik faaliyetine yön veriyor...."

 

"Şu anda bölgede, kapasite düşüşü olduğundan 1000'e yakın insan çalışıyor. Yüzde 15-20 kapasiteyle çalışıyoruz. Kiraların yüksekliği konusunda ciddi sıkıntılarımız var. Bürokrasi ve devletten beklentimiz ise söküm izni ve notifikasyon onaylarının çabuklaştırılması..."

 

Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği Atık Yönetim Merkezi Sorumlusu

Kaptan Ersin Çeviker

GEMİSANDER'in en önemli birimlerinden birisi ise Atık Yönetim Merkezi...  Merkezin 15 kişilik kadrosu ve bir laboratuvarı var. 2003 yılında kurulan merkez, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından başta asbest olmak üzere tehlikeli atıkların gemilerde tespit edilmesi, toplanması, depolanması ve bunların ilgili yerlere aktarımı konusunda yetkilendirilmiş bir merkez. Merkez hakkında bilgi aldığımız Atık Yönetim Merkezi'nin Sorumlusu Kaptan Ersin Çeviker şunları söylüyor: "Bölgeye gelen her gemiye Atık Yönetim Merkezi tarafından radyasyon ve gaz ölçümü yapılıyor. İzmir Çevre ve Orman Bakanlığı uzmanları ile Atık Yönetim Merkezi gemilerin bütün bölgeleri gezilerek atık envanteri düzenleniyor. Gemide tespit edilen  pil, akü, asbest, petrol ürünleri tıbbı atıklar ve benzeri atıklar yönetmeliklere uygun koşullarda alınıyor ve ambalajlanıyor. İzmir Valiliği'nden izinli geçici depolarımızdan Çevre ve Orman Bakanlığı'nın yetkilendirdiği lisanslı kuruluşlara sevk ediliyor. Bütün bu çalışmalarımız Çevre ve Orman Bakanlığı, İzmir İl Müdürlüğü ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne aylık periyotlarla rapor ediliyor..."

 

"Atık Yönetim Merkezi sadece atıklarla değil işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında da çok önemli görevler üstleniyor. Bunlardan birisi de gemilerin sökümü öncesinde gaz kontrollerinin ve ölçümlerin yapılması. Sıcak çalışma izni veriyoruz. Bunun dışında çok önemli bir kontrol olan gemilerde radyasyon taramasını da yapıyoruz..."

 

"Gemilerdeki pil, telsiz, elektronik cihazları da toplayıp lisanslı geri dönüşüm merkezlerine gönderiyoruz. Geçen yılın verilerine göre gemi sökümden toplanan atıkların yüzde 84'ü ülke ekonomisine tekrar kazandırıldı. Topladığımız yağlar bir çok sanayi tesisinde yakıt olarak kullanılıyor. Bu gibi atıkların hem çevreyi kirletmemeleri sağlanıyor, hem de enerjiye dönüştürülüyor. Yağ, pil, elektronik cihaz gibi pek çok şeyi geri dönüşüme yolluyoruz. Bunlar bizim tarafımızdan toplanıp tekrar ekonomiye kazandırılıyor. Asbest ile de ilgili tüm riskleri bertaraf ettik. Asbest sağlıklı bir şekilde toplanıyor ve İZAYDAŞ'a aktarılıyor..."

 

"İşçilerimize videolarla işçi sağlığı ve güvenliği konularında sektörel bazda eğitimler veriyoruz. Sektörel bazda, işçinin yaptığı hataları göstermemiz onlar üzerinde çok daha etkili oluyor. Atık Yönetim Merkezi tarafından çalışanlara asbest, iş güvenliği, uzman ve yetkili kuruluşlarca da ilk yardım, yangın eğitimleri periyodik olarak veriliyor. Çalışanlarımız her altı ayda bir doktor kontrolünden geçiyor, akciğer grafileri çekiliyor, tetanoz aşıları dernek bünyesinde bulunan acil tıp teknisyeni tarafından yapılıyor..."

 

"Sadece gemi geri dönüşüm sektörüne hizmet vermiyoruz. Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki asbest ihtiva eden fabrikalardan gelen teklifleri de değerlendiriyoruz.  Diğer sanayi kuruluşlarına da hizmet veriyoruz. Batman Tüpraş tesislerinde, İstanbul ve Ege bölgesindeki sanayi tesislerinde ve Tunçbilek Elektrik santral tesislerinde asbest sökümü gerçekleştirdik.  Bunların dışında MKE tesislerine gelen gemilerin de asbest söküm çalışmalarını yapıyoruz..."

 

"Atık Yönetim Merkezi kurulduğundan bu yana gemi söküm tesislerinde bir disiplin oluştu. Daha ciddi işler yapılmaya başlandı. Bakanlığın bize verdiği bu büyük sorumluluğu, suistimal etmiyoruz. Çok profesyonel ekiplerimiz var. Bütün işçilerimiz çok eğitimli. Bir tek amacımız var, söküm yapan işçileri asbest ve tehlikleli maddelerle buluşturmadan önce gemiden almak. Sıhhi söküm yaptırılmasına imkan vermeye çalışıyoruz. Bütün çalışmalarımızı IMO'nun yayınladığı kılavuzlara göre  yapıyoruz. Teknikleri takip ediyoruz. Uluslararası standartlara çok önem veriyoruz. Gemi söküm seköründe iş kazalarının düşmesi de çok sevindirici bir şey. Bu düşüşün tek nedeni de işçilere görsel ve basit eğitimlerin verilmesi. Riskleri gösteriyoruz. İşçileri yönetmeliklere boğmadan görsel materyallerle eğitim veriyoruz. Bunlar çok yararlı oluyor. Biz gelen her gemiye potansiyel bir tehlike olarak baktığımızda, hiçbir şey olmasa da o gemide, iş kazaları da minimuma iniyor..."

 

"Atık Merkezi'nde ekipman olarak en iyi markaların ürünlerini kullanıyoruz. Maskeler, filtreler, eldivenler ve elbiselerin hepsi çok kaliteli markalardan seçiliyor. Gaz ölçme cihazlarımız, radyasyon cihazlarımız, asbest ölçme cihazlarımız, bir laboratuvarımız ve mikroskobumuz var..."

 

Gün Alp Erdil / Dörtel Gemi Söküm Genel Müdürü ve GEMİSANDER Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi

 

"Krizle birlikte düşen hammadde fiyatları bizleri de çok etkiledi. Şimdilerde toparlanmaya çalışıyoruz. Şu anda küçük gemiler alıyoruz. Çünkü artık fiyat makası çok açıldı. Eskiden beş on dolar oynarken, şimdi 50 dolar oynayabiliyor. Bu da ciddi bir zarar ve ciddi bir kar getirebilir; yani risk. Bu dönemde ilk hedef ayakta durabilmek."

 

"Bünyemizde 15 sabit eleman bulunuyor. Alanımız ise 16 bin metrekare. 1993 yılında kurulduk. En büyük sıkıntımız ise gemi geldikten sonraki izin sürecinin uzun olması. Ortalama iki hafta sürüyor. Buradaki şirketlerin çoğu aile şirketi ve dolayısıyla herkes işinin başında olduğundan iş kazaları konusunda da oldukça iyi verilere sahibiz. Çalışanlarımıza derneğimize ait atık yönetim merkezi tarafından her türlü eğitim veriliyor."