E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ARMACELL
GİSBİR
STANDART POMPA

Hidrodinamik Tersanesi

Hidrodinamik Tersanesi

30 Mart 2018 Cuma / 16:22 | TERSANE
55. Sayı (Mart-Nisan 2018)
42 kez okundu

Tamir-bakım projelerinde Türkiye’nin en başarılı tersanelerinden biri olan Hidrodinamik Tersanesi, yılda ortalama 150 gemiye tamir-bakım hizmeti veriyor. Üçüncü kuşak yöneticilerin görev yapmaya başladığı ve yeni bir yapılanma sürecine giren Tersane, kurumsallaşma çalışmalarını sürdürüyor...

Hidrodinamik Tersanesi, Necati Özer tarafından 1975 yılında kuruldu. Rumeli Kavağı’nda faaliyetlerine başlayan ve tersanelerin Tuzla’ya taşındığı 1980 yılına kadar burada çalışmalarına devam eden firma, bu tarihten itibaren faaliyetlerine Tuzla’da devam etti. Kuruluşundan 1986 yılına kadar sadece yeni inşa faaliyetleri gerçekleştiren firma, kendi tasarladığı ve üretimini gerçekleştirdiği Türkiye’deki ilk raylı gemi çekme kızağının 1986 yılında devreye alınmasının ardından tam kapasite ile tamir ve bakım alanına yöneldi. Bugün Türkiye’nin en başarılı tamir-bakım tersanelerinden biri olan ve aynı anda 20 gemiye hizmet sunabilen Hidrodinamik Tersanesi, yılda ortalama 150 gemiye tamirbakım hizmeti veriyor.

Hidrodinamik Tersanesi, yaptığı çalışmalar ve firmanın yeni yapılanma süreci ile ilgili bilgi aldığımız Tersane Müdürü Cengiz Kasap, Hidrodinamik Tersanesi’nin uygun projeler geldiğinde yeni inşa çalışmaları da yaptığını ancak ağırlıklı olarak tamir-bakım ve dönüştürme projelerine ağırlık verildiğini söylüyor. Tersanenin, Türkiye’deki ilk raylı kızağı kendi imkanlarıyla yaptığını hatırlatan Cengiz Kasap, “İlk raylı kızağımız 1986’da devreye girip başarılı olunca, 1992’de kapasitesi biraz daha büyük ikinci kızağımızı, 1999’da da kapasitesi daha büyük olan üçüncü kızağımızı devreye aldık. Aynı dönemde 80 metrelik iskelemizi de 200 metreye çıkartarak kapasitemizi artırdık. 2000’li yılların ortalarında piyasalar çok hareketli olduğu ve yeni inşa talepleri de almaya başladığımız için bir tane de havuz satın aldık ve 2008 yılı başında devreye aldık. Bugün 3 kızak, 1 havuz ve 200 metre iskelemizle senede ortalama 150 gemiye tamir-bakım hizmeti veriyoruz” diyor.

Hidrodinamik Tersanesi’nin 2005’e kadar 25 tane yeni gemi inşa ettiğini belirten Cengiz Kasap, 2005 yılında yeni inşa taleplerinin artması sonucu gelen talepler doğrultusunda ikisi kuru yük, ikisi tanker olmak üzere 4 gemi daha yaptıklarını; son yaptıkları yeni inşa geminin ise kendi firmaları için inşa ettikleri 5 bin 300 DWT’luk kuru yük gemisi KURTULUŞ olduğunu söylüyor. Bu projelerin yanı sıra birçok dönüştürme projesine de imza attıklarını belirten Cengiz Kasap, “Dönüştürme projelerinde her alanda çalıştık. Tankerden, kuru yük gemisine, kuru yük gemisinden tankere, Ro-Ro’dan hayvan taşıma gemisine, nehir tipi gemiden konteyner gemisine birçok dönüştürme projesine imza attık” diyor.

Tersanenin 25 dönümlük arazide, 100’ü tersane personeli olmak üzere taşeronlarla birlikte 400-500 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Cengiz Kasap, tamir piyasası ile ilgili şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Piyasada ciddi bir daralma söz konusu. Armatörler son iki yıldır kazançlarında büyük düşüş olduğu için her alanda tasarrufa gidiyorlar. Tasarruf yapabilecekleri en büyük kalemlerden biri de tamir. Bu nedenle tamirlerini, tabiri yerindeyse, ‘idare edecek’ kadar yapıyorlar. Büyük işlerden, büyük masraflardan kaçınıyorlar. İmkanları dahilinde minimum tamir yapıp günü kurtarmaya çalışıyorlar. Bu yüzden de son iki yıldır büyük bir azalma söz konusu TAMIR-BAKIMDA

REKABETİN ARTMASI KALİTEYİ YÜKSELTTİ
“Global ekonomik krizle beraber yeni inşa talepleri azalınca, yeni inşa tersaneleri de tamir faaliyetlerine yöneldi. Bu da rekabeti artırdı. Rekabetin artması kaliteyi yükseltti ve sektöre canlılık getirdi. Biz, tamir konusunda Türkiye’nin bir marka haline getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Burada her tersanenin kapasitesi, kabiliyeti farklı. Biz bu ortak kapasiteyi, ortak kabiliyeti ne kadar çok tanıtır, anlatırsak; ortak iş yaparsak, getirdiğimiz işleri kendi aramızda paylaşabilirsek o kadar çok Türkiye’ye faydası olacaktır. Türkiye’nin tamirde bir marka olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğru bir stratejiyle bunu daha ileriye taşıyabiliriz.”

KURUMSALLAŞMA ÇALIŞMALARI BAŞLADI
Hidrodinamik Tersanesi’nin yeni yapılanma sürecinden de bahseden Cengiz Kasap, şunları söylüyor: “Hidrodinamik Tersanesi, bir aile şirketi. Ailedeki üçüncü kuşak da artık görev üstlenmeye başladı. Bu kapsamda yeni bir yapılanma sürecine girdik. Şirket yönetimini daha kurumsal bir yapıya dönüştürmek için çalışmalara başladık. Önce yeni bir vizyon, misyon belirledik. 5 yıllık bir stratejik plan hazırladık. Bu stratejik planı gerçekleştirmek için organizasyon yapısını güncelledik. Logomuzdan kurumsal kimlik kitabına kadar kurumsal kimliğimizi yeniledik. Web sitemizi yeniden düzenlemeye başladık. Çalışmalara yeni başladık ve bu çalışmalar 2023’e kadar devam edecek.”

Hidrodinamik Tersanesi’nin iş güvenliğine de büyük önem verdiğini sözlerine ekleyen Cengiz Kasap, “İş güvenliği bir kültürdür. Bu kültürü çalışanlarımıza aktarmak için sürekli eğitimler yapıyoruz. İş güvenliği kadromuz, hem kendisini hem de çalışanlarımızı geliştiriyor. Bütün hedefimiz tamamen kazasız işler yapabilmek. Bu hedefe ulaşmak için de bütün tecrübemizi, birikimimizi çalışanlarımıza aktarıyoruz” şeklinde konuşuyor.

2-3 YIL İÇİNDE YENİ İNŞADA BİR CANLANMA BAŞLAYACAKTIR
Gemi inşa sanayii ve yan sanayii ile ilgili de görüşlerini aldığımız Cengiz Kasap, şöyle devam ediyor: “Denizcilik sektöründe herkes birbirine bağlı. Dolayısıyla değişen, yenilenen bazı kuralların sektörü hareketlendireceğini düşünüyoruz. Ama önce armatörlerin maddi durumlarının iyi olması gerekiyor ki yatırıma yönelebilsinler. Son 3-4 aydır denizcilikte bir hareketlenme görülüyor. Bu hareketlenme daha sürdürülebilir bir şekilde devam ederse, sektörün yatırıma  yönelebileceğini düşünüyoruz. Yeni gelen kurallar özellikle küçük tonajlı gemileri zorlayacak. Dolayısıyla önümüzdeki 2-3 yıl içinde yeni inşada bir canlanma başlayacaktır. Çünkü piyasanın hareketli olduğu son dönemin üzerinden 10 yıl geçti. Gemiler de ekonomik ömürlerini yarılamış oldu. Bu civarda yüzen kosterlerin yaş ortalamasına baktığınız zaman 25 yılın üzerinde. Buradaki en önemli unsurlardan biri de finansman. Finans kuruluşlarının sektörü doğru şekilde desteklemesi gerekiyor. Bir dönem sektöre önemli destekler verdiler, şu anda ise hiç vermiyorlar. Bunun bir orta yolunun bulunması lazım. Şirketlerin öz sermayesini daha fazla kullanacağı finans modellerinin geliştirilmesi gerekiyor.”

YAN SANAYİNİN YURTDIŞI SERVİS AĞLARI OLUŞTURMASI GEREKİYOR 
“Sektörün çok ciddi bir ayağı da yan sanayi. Oradaki her gelişme sektöre ciddi ivme kazandıran bir unsur. O yüzden yan sanayinin her bakımdan her şekilde desteklenmesi gerekiyor. Türkiye bugün her şeyi yapabilen, üretebilen bir ülke konumuna gelmiş durumda. Yan sanayi kendini çok iyi geliştiriyor. Ama dünyaya baktığımız zaman şunu görüyoruz ki; gemi inşa sanayii ve yan sanayii devlet desteği ile ayakta durabilen sektörler. Çünkü sektör 3-5 yıl iyi giderse mutlaka ardından durağan bir döneme giriyor. İşte bu dönemde devlet desteği sektörü ayakta tutuyor. Bu yüzden, doğru politikalarla hem yan sanayiinin hem de tersanelerin daha aktif rol alacağını düşünüyoruz.”

“Yan sanayinin kendisini geliştirmesi gereken en önemli konu, yurt dışı servis ağı. Konuştuğumuz birçok armatörün çekincesi bu yönde: ‘Biz bu ürünü kullanırız ama servis ihtiyacı olduğunda kimi bulacağız?’ Yan sanayimizin kalite konusunda bir sıkıntısı yok. Ama yurtdışı servis ağlarını çeşitli işbirlikleriyle bir şekilde oluşturmaları gerekiyor.”tamir piyasasında.”


 


İlginizi çekebilir...

Sefine Tersanesi

Altınova Tersaneler Bölgesi'nde yer alan Sefine Tersanesi, 2005 yılında kuruldu ve 2008 yılında ilk gemisinin inşaasına başladı....
29 Mayıs 2018 Salı / 14:02

Astaş Tersanesi

....
22 Mayıs 2015 Cuma / 10:48

İnebolu Tersanesi

....
19 Ocak 2015 Pazartesi / 10:45

©2018 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | 18.12.2018 / 15:58:59