Türk Loydu Yönetim Kurulu Başkanı Cem Melikoğlu: "Türk Loydu A.Ş.'nin Kurulması için Çalışmalarımız Sürüyor"


Türkiye'nin klas kuruluşu Türk Loydu'nun Anonim Şirket'e dönüştürülmesi için çalışmalar başlatıldı. Türk Loydu A.Ş.'nin kurulması için yasal prosedürün sürdüğünü söyleyen Türk Loydu Yönetim Kurulu Başkanı Cem Melikoğlu, Türk Loydu'nda son dönemde yapılan çalışmalar ve IACS üyeliği ile ilgili sorularımızı yanıtladı...



Mayıs-Haziran 2016 / Sayı: 44

Tersane
: Türk Loydu’nda sizin göreve gelmenizle birlikte son dönemde neler yapıldı? Hangi konulara odaklanıyorsunuz?

Cem Melikoğlu: Türk Loydu hem denizcilik alanında hem de kara endüstrisinde oldukça yol almış önemli bir belgelendirme ve uygunluk değerlendirme kuruluşu. Denizcilik alanında birçok önemli faaliyetleri var. Sektörde birçok gemi Türk Loydu’ndan belgeli. Bunun yanı sıra askeri sanayiye de önemli katkılarımız var. Son 20 yılda milli askeri teknolojinin geliştirilmesinde, denizcilik alanındaki faaliyetlerde Türk Loydu önemli roller oynadı. Bütün askeri gemilerin süreçlerinde Türk Loydu var. Bundan da büyük gurur duyuyoruz açıkçası. Ülkemizde bu çalışmalar sayesinde denizcilikle ilgili askeri teknolojilerde ciddi gelişimler sağlanıyor. Ortaya çıkan know-how, bilgi birikimi ülkemizde birikiyor, Türkiye bu birikimi önümüzdeki yıllarda doğal olarak ihracatta da değerlendirecektir. Hatta bazı projelerde ihracat başladı bile. Katar’a hücum botları yapılıyor, Türkmenistan’da askeri  gemiler yapılıyor ve Türk Loydu bu çalışmalarda da yer alıyor. Savunma sanayinde denizcilikle ilgili alanlarda yurtdışı çalışmaların ve teknoloji ihracatının artarak süreceği görüşündeyim. Dünya çapında savunma sanayii sektöründe ilerleme gösteren 6 önemli ülke arasındayız. Artık dikkat çekiyoruz.

Tüm bunların yanı sıra belirtmeliyim ki Türk Loydu’nun kara tarafında da çok ciddi faaliyetleri var. Bütün önemli stadyumların inşaatlarında çelik konstrüksiyonları Türk Loydu kontrol ediyor, örneğin Galatasaray ve Beşiktaş’ın yeni stadları. Bunlar pek bilinen alanlar değil, o yüzden vurgulamakta fayda görüyorum.
Türk Loydu’nun yoğun hizmet verdiği bir alan da basınçlı kaplarda yaptığı kontroller gibi görünüyor. Bu alanda bir marka olmuş Türk Loydu ama onun haricinde de bir sürü iş yapıyoruz. Özellikle enerji yatırımlarında, boru hatlarında, köprülerde, örneğin; 3. Boğaz Köprüsü, Körfez Geçiş Köprüsü gibi büyük çelik konstrüksiyonlarda birçok projede biz varız. Tabi bu projelerde yer aldıkça daha da ilerliyorsunuz ve gelişiyorsunuz. Daha da büyük projeler istiyorsunuz.

Teknolojik anlamda Türk Loydu git gide daha ileriye gidiyor, gelişiyor. Kurumumuzdaki çalışanlarımızla birlikte bir strateji toplantısı yaptık ve gördük ki, Türk Loydu’nun öncelikle denizcilik alanında bir bölgesel güç olması lazım. Karadeniz, Ege, Akdeniz bölgesindeki uluslararası pastadan daha fazla pay kapmamız gerekiyor.
Yurtdışında faaliyetlerimizi artırmaya çalışıyoruz. Türkmenistan’da faaliyetlerimiz var, Azerbaycan’da, Romanya’da birer şirket açtık. Bu şirketler üzerinden oralarda yeni işler almaya çalışıyoruz. Aynı zamanda endüstri alanında da Türkiye içinde bir marka olma hedefimiz var.

Biz göreve geldikten sonra özellikle uzun vadeli projelere odaklandık. Türk Loydu’nda iki senede bir seçim oluyordu ve yönetim iki senede bir değişiyordu. Alt kadrolardaki insanlar yönetimin kalıcı olup olmadığından emin olamıyorlardı. Bu da bazı yönetimsel belirsizliklere neden olabiliyordu. Bu tür endişeleri giderebilmek için yapılan senet değişikliği çalışmalarında Yönetim Kurulu seçimi ve süresiyle ilgili bazı iyileştirmelere gidildi. Türk Loydu Yönetim Kurulu’na serbest adaylık sistemi geldi. Yani, Türk Loydu Yönetim Kurulu’nda hizmet etmek isteyen herkes, kriterleri sağlayabiliyorsa serbestçe aday olabilecek. Eskiden her isteyen aday olamıyordu. İkinci olarak görev süresini 2 yıldan 3 yıla uzattık ve buna da 3X3 şeklinde bir kısıt koyduk. Yani en fazla 3 dönem yönetimde yer alınabilecek. Bu değişiklikler 2017 yılından, yani gelecek dönemden itibaren uygulanacak.

Bunların haricinde Türk Loydu A.Ş.’nin kurulması için çalışmalarımız sürüyor. Yasa gereği adında Türk olduğu için Bakanlar Kurulu’ndan onay alınması gerekiyor. Başvurumuzu yaptık, bu onayı bekliyoruz. “Türk” adı bizim için çok önemli ve değerli, “Türk” adıyla faaliyette bulunmaktan ve uluslararası arenada “Türk” adıyla hizmetler verebilmekten gurur duyuyoruz. Onay çıktığı anda İktisadi İşletme yapımız hızla bir A.Ş.’ye dönüştürülecek ve daha rekabetçi, daha mücadeleci bir yapıda olabileceğiz.

Genel olarak Türk Loydu Vakfı ile Türk Loydu İktisadi İşletmesi’ni birbirinden ayırmak lazım. Türk Loydu Vakfı, ulvi amaçları olan bir kuruluş. Bir çok ulvi faaliyette bulunuyor, denizcilik alanında burslu öğrenciler okutuyor, yardımlar yapıyor, Türkiye’de denizcilik alanında muhtelif geliştirici faaliyetlere yardımcı oluyor. İktisadi İşletme ise belgelendirme işi yapan ticari bir kuruluş. Yaptığı işlerden de elbette bir gelir elde etmesi gerekiyor. Elde ettiği geliri de yılsonunda vakfa aktarıyor.

Son dönemdeki en önemli gündemimiz ise IACS üyeliği ile ilgili çalışmalarımız. IACS hedeflerini tekrar ele aldık, eksik kalan işlerimizi bitirdik. Yol haritamızı belirledik, hedefimiz 2017 yılı sonunda IACS üyesi olabilmek.



Tersane
: IACS üyeliği uzun yıllardır Türk Loydu’nun gündeminde ancak bir türlü olamıyor. Bunun nedenleri neler?

Cem Melikoğlu: Bu biraz da Türkiye’nin AB hikayesine benziyor. Bazı işler sadece üzerinize düşeni yapınca bitmiyor. Farklı yollardan da mücadele etmeniz lazım. IACS’ın kriterleri var ve siz geç kaldıkça bu kriterler ağırlaşıyor. 2011 yılındaki kriterler nispeten biraz daha rahatı. Ancak o dönem Hırvatistan ve Polonya’yı aldılar, bizi almadılar. Daha sonra ise şartları biraz daha ağırlaştırdılar. Ama bizi yıldıramadılar. Mücadelemiz devam ediyor.
2016 yılında, uzun süreden sonra IACS’ın görevlendirdiği denetçilerin kontrolünde bir denetim geçirdik. Gayet güzel geçti. Ufak tefek saptanan eksiklikleri çoktan tamamladık. IACS’la beraber bir yol haritası çıkardık; buna göre 2016’nın ikinci yarısında gözlemcisiz bir denetim olacak. 2017 yılının gene ikinci yarısında ise bu sefer IACS’ın görevlendireceği gözlemcilerle bir denetim daha yapılacak. Bu son denetimin sonuçlarına bağlı olarak da IACS üyeliğimiz masaya yatırılacak ve IACS Yönetim Kurulu’nun gündemine girecek. Biz de bu süreç zarfında IACS üyesi kuruluşların merkezlerine ziyaretler yaparak, Türk Loydu’nu, neler yaptığımızı, çalışmalarımızı anlatıyoruz, kurumlar arası ilişkileri geliştiriyoruz. Hedefimiz 2017 yılı sonunda IACS üyesi olabilmek.
Bir başka önemli hedefimiz de EMSA. Yani, Avrupa Birliği tarafından tanınır kuruluş olabilmek. AB üyesi olmadığımız halde bunun için bazı AB üyesi ülkelerin desteklerini alarak gerekli müracaatları yaptık. Büyük ihtimalle IACS’la eş zamanlı olarak bu süreç de tamamlanacak. Çünkü AB’nin istediği kriterler de IACS’la hemen hemen aynı.

Tersane: Türk gemi inşa sanayii ile ilgili görüşleriniz neler? Pazar payınızla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Cem Melikoğlu: Türkiye’de, daha doğrusu dünyada 2016 yılında bir ekonomik kriz var. Belki bir önceki kadar şiddetli değil, fakat yine de hissediliyor. Maalesef denizcilik sektörü de uluslararası nakliye işleri yaptığı için bundan en çok etkilenen sektörler arasında. Bunun etkileri endirekt de olsa bizim gibi hizmet kuruluşlarını da vuruyor. Türkiye’de yeni inşa alanında bir azalma var. Türk Loydu’nun askeri alanda yapmış olduğu faaliyetler elbette önemli ancak biz denizcilikte ticari gemiler alanında daha fazla ilerlemek ve payımızı artırmak istiyoruz. Türkiye’de yapılan yeni inşalardan olabildiğince pay almaya uğraşıyoruz. IACS üyesi olmamamıza rağmen hatırı sayılır bir portföyümüz olduğunu söylemeliyim. Türk Loydu’nun vermekte olduğu kaliteli hizmet beğeni ve takdir topluyor. Tabi ki yeni inşanın yanında servisteki gemilerle ilgili ciddi hizmetlerimiz var. Gezi tekneleri, küçük tekneler ve tabi ki yat ve motorbot alanlarında da oldukça iyiyiz.
Pazar payımızla ilgili net bir bilgi verebilmemiz şu aşamada pek mümkün değil. Çünkü bütün projeleri takip edip konsolide eden ortak bir kurum veya dernek yok. Ama Türk Loydu’nun diğer dünya şirketleri ile rekabet edebilir bir durumda olduğunu söyleyebilirim.

Tersane: Yurtdışı çalışmalarınızla ilgili bilgi verebilir misiniz? Yurtdışında öncelikli hedef gemi inşa alanı mı, endüstriyel alan mı?

Cem Melikoğlu: Yurtdışında önceliğimiz gemi inşa alanı. Özellikle Azerbaycan ve Türkmenistan’da inşa edilen gemilerde Türk Loydu var. Endüstriyel alana da girmeye uğraşıyoruz. Ama bu süreçler uzun sürüyor.
Şu anda petrol fiyatlarındaki düşüşler yüzünden Azerbaycan gibi, Türkmenistan gibi, geliri petrole bağlı birçok ülkede gelir düşüşünden kaynaklanan ekonomik sıkıntılar var. Nasıl olmasın ki, varil fiyatı 160 dolar olan petrol fiyatı 40 dolarlara kadar indi, milli gelirlerinde büyük düşüşler oldu. Tabi bu düşüş, tüm alanları etkiliyor. Biz yine de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle büyük inşaatlara, fabrika, liman inşaatları, petrol platformları gibi alanlara girmeye çalışıyoruz. Tabi tüm bunların uzun vadeli hedeflerimiz arasında olduğunu tekrar vurgulamalıyım.
Bunların yanı sıra Romanya ekonomik ölçekte nispeten daha küçük bir ülke, sanayi ve denizcilik alanlarındaki faaliyetleri biraz kısıtlı, ancak AB üyesi oldukları için orada da ofis açtık. Böylece, bazı müşterilerimize daha efektif hizmet verebileceğiz.
Ayrıca İran, Dubai, Abu Dabi ve Katar gibi Ortadoğu ülkeleri de hedeflediğimiz ülkeler. Bu ülkelerde de takip ettiğimiz projeler var ve bu projelerden pay kapmaya çalışıyoruz. Bunun için bu ülkelerde pazarın durumuna bağlı olarak bir yapılanmaya gidebiliriz. Tabi bunlar da yine uzun vadeli hedefler. Ancak bu hedeflerimiz gerçekleştiği takdirde Türk Loydu cirosal anlamda önemli atılımlar yapmış olacak.

Tersane: Türk Loydu eğitim çalışmalarına da büyük önem veriyor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Cem Melikoğlu: Eğitime elbette çok önem veriyoruz bu yüzden eğitimle ilgili özel bir departman kurduk. Yeterli büyüklüğe ulaştığında bu departmanı ayırıp ayrı bir şirket olarak da sürdürebiliriz. Oldukça nitelikli ve kaliteli bir eğitimci portföyümüz var. Yaptığımız eğitimlerde hem katılımcıların gerekli eğitimi almasını sağlıyoruz hem de eğitim sonunda ne kadar verimli olduğunu ölçüyoruz. Özellikle sektörde eğitime ihtiyaç duyulan alanları belirleyip bu alanlarda eğitimler veriyoruz. Örneğin deniz ve kara yollarında yükleme güvenliği ile ilgili bir eğitimi ilk kez biz verdik. Oldukça da beğenildi. 
Tuzla Bölgesi’nde “iş güvenliği pasaportu” gibi bir projemiz var. Gerçekleştiği takdirde, Tuzla’da birçok tersanenin önemli bir sorununu halletmiş olacağız.
Ulaştırma Bakanlığı’nın Tuzla’da açmak istediği denizcilikle ilgili bir eğitim merkezi var. Bu merkezin işletmesini de Türk Loydu’nun üstlenmesi planlanıyor. Burada denizcilikle ilgili hem ülkemizdeki bir ihtiyacı giderip hem de bazı uluslararası eğitimler verip bir bölgesel eğitim merkezi haline getirmemiz mümkün. Özellikle gemilerde yangın güvenliği gibi, filika eğitimleri gibi ilk yardım ve can güvenliği konusundaki eğitimler her yerde yapılabilen eğitimler değil. Bu merkezde, bu eğitimleri çok özel ortamlarda canlı egzersizlerle yapma şansımız olacak.

Tersane: Görev süreniz sonunda Türk Loydu’nu nasıl bir noktaya getirmek istiyorsunuz?

Cem Melikoğlu: Görev süremiz gelecek yıl, yani 2017 Nisan sonunda bitecek. O zaman geldiğinde Türk Loydu’nun havalanmaya hazır güçlü bir jet gibi olmasını arzu ediyorum.
Güçlü, rekabetçi, ticari hedefleri de olan, daha yüksek cirolara ulaşmış, sadece gemi mühendisi değil diğer alanlarda da birçok mühendise istihdam yaratan, Türkiye’nin ilerlemesine ve gelişmesine katkı sağlayan bir kurum olmasını istiyoruz. Bunun için yönetim olarak elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda çok uyumlu, çok iyi niyetli ve çok çalışkan bir yönetim ekibimiz var. Hedefimiz, Türk Loydu’nun çok daha iyi ve güçlü bir marka olması, Türkiye’de iyi bir noktaya ulaşması ve bölgesel bir güç haline gelmesi…

Türk Loydu Hakkında
Türk Loydu; 1962 yılında TMMOB Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulmuş, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası,  Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Armatörler Birliği, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği, Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Birliği gibi birçok değerli paydaşa sahip klaslama, muayene ve belgelendirme hizmetlerini sağlayan bir “Klaslama ve Uygunluk Değerlendirme Kuruluşu”dur.
Türkiye’nin önemli sektörel kuruluşlarının bir araya gelerek, ülkemizin öz kaynaklarıyla oluşturduğu Türk Loydu; o günden bu yana sürekli hizmet alanlarını genişleterek, deniz ve kara endüstrisindeki gelişmelere öncülük etmiş ve sektörü sürekli bilgilendirerek gelişimini sürdürmüştür. Bugün gelinen noktada hizmetlerini uluslararası tanınırlığı olan akreditasyonlar ve yetkiler çerçevesinde sürdürmekte, çeşitli alanlarda yetkin teknik kadrosu ile geniş bir yelpazede gemi klaslama, yönetim sistemleri, ürün ve personel belgelendirme, muayene, onaylanmış kuruluş, üçüncü taraf kontrolörlük ve gözetim hizmetleri vermektedir.

Geri