Tersane:UstBant
Tersane:SolMenu

Tersan Tersanesi

Tersan'ın Yalova'daki 220 dönümlük araziye kurulu tersanesi, Türkiye'nin tek parselde yer alan en büyük tersanelerinden biri. Son dönemde balıkçı gemileri ve off shore platform destek gemileri gibi özel projelere odaklanan tersanede şu anda 10 adet yeni inşa projesinin yapımı devam ediyor...

Tersan’ın ilk tersanesi, Tuzla’da 1997 yılında kuruldu. Burada yatırımını yaptığı yüzer havuzu ile tamir-bakım çalışmaları yaparak faaliyetlerine başlayan Tersan, 2001 yılında yeni inşa çalışmalarına da başladı. Tuzla’daki tersanesinin alanının darlığı nedeniyle yeni inşa faaliyetlerini, yine Tuzla’da kiraladığı çeşitli tersanelerde sürdüren Tersan, Palmali Grup için 10 adet tanker imalatını burada tamamladı. Ardından kendine ait bir yeni inşa tersanesinin yatırım kararını alan Tersan, Yalova’da 2008 yılında başladığı yatırımını tamamlayarak 2010 yılında yeni inşa faaliyetlerini Yalova Altınova’daki yeni tersanesine taşıdı.



Mayıs-Haziran 2016 / Sayı: 44

Tersan’ın 130 X 22,5 metrelik bir yüzer havuzu bulunan Tuzla’daki tersanesi, halen aktif olarak tamir-bakım faaliyetlerini sürdürüyor. Yalova’daki tersanede ise yeni inşa çalışmalarının yanı sıra yine tamir-bakım çalışmaları da yürütülüyor.

Tersan’ın Yalova tersanesi, 220 dönümlük alanı ile tek parsel olarak Türkiye’deki en büyük tersanelerden biri. Tersane yatırımı, tanker piyasasının zirve yaptığı dönemde gerçekleştirildiği için, Tersan bu pazarda özellikle panamax gemileri hedefleyerek yatırımını da bu doğrultuda hayata geçirmiş. Dolayısıyla tersanenin yeni inşa kızağı da 200 metre uzunluğu ve 56 metre genişliği ile Türkiye’deki en büyük kızaklardan biri. Kızağın üzerinde bulunan vincin kaldırma kapasitesi ise 550 ton.



Tersan İş Geliştirme Direktörü Şakir Erdoğan, tersanenin kapasitelerin yüksekliği ile ilgili şunları söylüyor: “Özellikle tanker piyasasının zirve yaptığı dönemde tersanenin yatırım kararını aldığımız ve büyük siparişler beklediğimiz için yatırım da ona göre yapıldı. O yüzden kaldırma kapasitesi, inşa kapasitesi vs. bütün kapasitelerimiz yüksek. Ancak malum krizlerden sonra o günkü hedefler gerçekleşmese de farklı niş projelere yönelerek, bu sefer de aynı anda birkaç gemi için değişik departmanların verimli şekilde çalışabileceği şekilde düzenledik tersanemizi.”


Tersan İş Geliştirme Direktörü
Şakir Erdoğan


Tersan Tersanesi’nde biri 180 X 29, diğeri 128 X 23 metrelik iki adet yüzer havuz bulunuyor. Bu havuzlar daha çok tamir-bakım çalışmaları için kullanılsa da yeni inşa gemilerin teslim öncesi havuzlaması da burada yapılıyor. Ayrıca Tersan, yakın zamanda devreye almayı planladığı yatay hattında üretilecek gemilerin inişinde de bu havuzlardan yararlanmayı hedefliyor. Tersan, önümüzdeki dönemde yine tersanede kullanılmak üzere bir de panamax havuz yapmayı planlıyor.

Tersan’ın iskelelerinin uzunluğu ise toplamda 2 kilometreye yaklaşıyor. Bu iskelelerde, iki tanesi 30 tona kadar yük taşıyan iki tanesi ise kule tipi 4 adet vinç yer alıyor. Yeni inşanın en önemli kilometre taşının gemiyi kızaktan indirmek olduğunu söyleyen Şakir Erdoğan, “Biz de kızak süresini minimuma indirip donatıma daha çok iskelede devam ediyoruz. Bu yüzden iskeledeki donanımımızın yeterliliği de son derece önemli. 550 tonluk büyük kreynimiz de suyun içine 60 metre yürüyebiliyor. Dolayısıyla yaşam mahali blokları gibi, direkler gibi inişi etkilemeyen blokları, suda koyabiliyoruz. Bu da kızak süremizde çok esnek olmamızı sağlıyor” diyor.

Tersan’da alt yükleniciler dahil yaklaşık 2 bin personel çalışıyor. Tersanenin kadrolu personel sayısı ise yaklaşık 500 kişi. Tersan, yatırımın tamamlandığı 2010 yılından bu yana toplam 28 gemi teslim etmiş. Tersanenin tamir-bakım hizmeti verdiği gemi sayısı ise yılda 80-90 civarında.

Üretimin tüm aşamaları kendi bünyesinde gerçekleşiyor
Tersan’ın üretimin bütün aşamalarını kendi bünyesinde gerçekleştirdiğini belirten Şakir Erdoğan, “Mühendislik olarak oldukça geniş bir kadromuz var. 40 kişinin üzerinde, normal bir tasarım ofisinden bile daha kalabalık bir tasarım departmanımız var. Ama yine de tasarımı genelde dışardan alıyoruz. Çünkü yaptığımız gemiler, deniz altında tamir-bakım yapan off shore construction gemisi, ya da balık fabrikası gemisi gibi çok özel projeler. Bunların tasarımını dışardan alıyoruz. Ağırlıklı olarak da Norveç veya diğer Kuzey Avrupa ülkelerinden geliyor bu tasarımlar. Ama detay dizaynları, işçilik tasarımı ve mühendisliğini biz burada kendi bünyemizde yapıyoruz. Mühendislik dışındaki üretimin geri kalan tüm aşamalarını ise, boru bükümünden boru imalatına, yalıtımından elektrik işlerine kadar kendi içimizde hallediyoruz” şeklinde konuşuyor.

Tersan’ın yaptığı gemi tipleri ile ilgili bilgi veren Erdoğan, şunları söylüyor: “Sektörün zirve döneminde tankerlere büyük bir talep vardı, biz de bu talebe cevap veriyorduk. Bu beklenti dolayısıyla spesifik olarak tanker olmasa da büyük tonajlı gemiler yapmayı hedeflemiştik. Ama yaşanan krizle birlikte tanker projelerinde Uzakdoğu ile yarışamayacağımızı görünce özel tip gemilere yöneldik ve başarılı da olduk. Önce bir anahtar teslim balıkçı gemisi yaptık. Ardından Norveçli bir müşteri için bir off shore platform destek gemisi yaptık. Sonra, Norveç’in fiyordlarındaki somon çiftliklerine balık yemi tedarik eden LNG’li bir balık yemi gemisi yaptık. Yaklaşık 10 tane fabrika balıkçı gemisi yaptık. 2010’dan itibaren burada yaptığımız her gemi birbirinden farklıydı.”



10 projenin yapımı devam ediyor
Tersan İş Geliştirme Direktörü Şakir Erdoğan, yapımı devam eden projelerle ilgili ise şu bilgileri veriyor: “Şu anda tersanemizde 10 adet projenin yapımı sürüyor. Bunlardan biri, Grönland’a inşa ettiğimiz bir balık fabrikası gemisi. Karides avlıyor, geminin içinde avladığı karidesi temizliyor, donduruyor, paketliyor ve son kullanıcıya satışa hazır hale getiriyor. Bu gemilerden Grönland dışında bir tane İzlanda’ya, bir tane Kanada’ya, bir tane Norveç’e ve bir tane de Rusya’ya yapıyoruz. Bu gemilerin dışında Norveçli bir müşterimiz için ürettiğimiz bir off-shore construction gemisi ve Amerikalı bir müşterimiz için ürettiğimiz bir platform destek gemisi projelerimiz devam ediyor. Ayrıca daha önce 3 gemi teslim ettiğimiz Alman bir armatör için inşa ettiğimiz bir tankerin ve yine daha önce teslim ettiğimiz LNG’li balık yemi gemisinin ikincisinin yapımını sürdürüyoruz. Ayrıca yapımına Kore’de başlanan ancak yarım kalan bir off shore destek gemisini satın alarak bize getiren Norveçli bir müşterimizin bu gemisinin yapımına da burada devam ediyoruz.”

İş güvenliğinde Türkiye’deki kuralların üzerinde önlemler alınıyor
Tersan’ın iş güvenliği konusuna büyük önem verdiğini sözlerine ekleyen Erdoğan, “Gemi inşa çok ağır bir sanayi. Dolayısıyla iş güvenliği çok dikkat ettiğimiz bir konu. Biz, sadece iş güvenliği kurallarını yerine getirmekle kalmayıp, iş güvenliği konusunu bütün arkadaşlarımıza benimsetmeye çalışıyoruz. Zaten yoğun olarak çalıştığımız Kuzey Avrupalı müşterilerimiz de bu konuda çok hassaslar. Tersanemizde sadece biz değil, müşterilerimiz ve hatta müşterilerimizin gemilerini kiralayan büyük off shore firmaları iş güvenliği konusunda denetimler yapıyor. Bu sayede, Türkiye’deki kuralların da üzerinde iş güvenliği önlemleri alıyoruz tersanemizde” diyor.

Finans problemi, fiyat avantajını ortadan kaldırıyor
Türk gemi inşa sanayiinin en önemli sorunlarından birinin finans sorunu olduğu ifade eden Erdoğan, şöyle devam ediyor: “Gemi inşa çok global bir sanayi. Biz birbirimizden ziyade Polonya, Romanya, İspanya gibi diğer ülkelerin tersaneleriyle yarışıyoruz. Maliyetlerin çok yüksek olduğu Norveç’le dahi yarışmak zorunda kalıyoruz çünkü bazı projelerde hemen bir fiyat avantajı yakalayamıyoruz. Öncelikle finans masrafımız çok. Biz diğer ülkelerin tersanelerine göre daha yüksek faiz ödüyoruz. Müşterilerimize bir finans paketi sunamıyoruz. Birçok tersane, yapım ücretinin tamamını gemi teslimatında almıyor, kredi açabiliyor. Biz bu tür paketler veremiyoruz. Dolayısıyla bizim fiyat avantajımız hesaplanırken finans maliyetleri müşterinin gözünde eksi olarak yazılıyor. Dolayısıyla fiyat avantajımızı ortadan kaldırıyor.”

Gemi inşa sanayiimiz çok dinamik
“Gemi inşa sanayiinin geleceğini öngörmek çok zor. Çünkü inişleri çıkışları çok olan aktif bir sektör. Bizim en büyük avantajımız, sektördeki değişimlere çabuk tepki verebilmemiz. Tanker piyasası zirvedeyken herkes tanker yapıyordu. Tanker piyasası düşünce çok çabuk off shore gibi, balıkçı gibi özel projelere yönelebildik. Bunların düşmesiyle birlikte feribotlar yükseldi ve biz yine çok çabuk tepki verebildik. Bence bizi bu dinanizmimiz ayakta tutuyor.”

Müşterilerimizi Türk yan sanayi ürünlerini kullanmaya ikna etmeye çalışıyoruz
“Türkiye’deki gemi inşa yan sanayii belli bir kalite seviyesini yakaladı. Eskiden daha ucuz ürünler sunarak rekabet etmeye çalışan firmalar, artık fiyatı daha yüksek olsa bile daha kaliteli ürün sunarak rekabet etmeye çalışıyor. Ancak Avrupalı müşterilerimizi bu ürünleri kullanmaya ikna etmek çok kolay değil. Ürünün kalitesinin yanı sıra yedek parça ve servis gibi faktörler de var. Müşteriler de bu faktörleri göz önünde bulundurarak kendi bildikleri markaların kullanılmasını istiyorlar. Biz yine de müşterilerimizi Türk yan sanayi ürünlerini kullanmaya ikna etmeye çalışıyoruz. Bir gemide kapıları Türkiye’den tedarik edebilmişsek bir sonraki projede, onun referansı ile örneğin hidrolik sistemleri de Türkiye’den tedarik ediyoruz. Ama tabi bu süreç yavaş işliyor.”

Geri
Tersane:SagMenu
Tersane:AltBant