Hamburg-İstanbul Denizcilik Yemeği Denizcilik Sektörünü Biraraya Getirdi

Hamburg Marine Group'un bu yıl 9.'sunu düzenlediği Hamburg-İstanbul Denizcilik Yemeği, 19 Kasım Perşembe günü, Ceylan Intercontinental Hotel'de denizcilik sektörünü biraraya getirdi...


Alman ve Türk denizcilik sektörü arasındaki işbirliğini geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren Hamburg Marine Group, Hamburg-İstanbul Denizcilik Yemeği’ni bu yıl 9. kez düzenlendi. 19 Kasım 2015 tarihinde, İstanbul’da Ceylan Intercontinental Hotel’de gerçekleştirilen yemeğe Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Almanya Eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan’ın yanı sıra denizcilik sektöründen çok sayıda davetli katıldı.



Gecenin açılış konuşmasını yapan Hamburg Marine Grup Başkanı Saruhan Bozyakalı, Türkiye-Almanya ilişkilerinin öneminden bahsettiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Zor günler geçiren sektörümüzde kriz artık olağan hale dönüşmüştür. İçinde bulunduğumuz şartlar yeni çözümlerin bulunmasını zorunlu hale getirmiştir. Buna rağmen geleceğe pozitif bakıyoruz. Bankalar, armatörler, işletmeciler, eksiklerini görmeye başlamışlar ve kendilerini yeni dünya düzenini ayak uydurmaya çalışmışlardır. Türk armatörleri filolarını geliştirmekte, yenilemekte ve uluslararası piyasadaki yerlerini güçlendirmektedirler. Türk tersaneleri kazandıkları tecrübe ile diğer ülkelerden ve iç piyasalardan standart dışı gemi siparişi almaya devam etmektedir. Türkiye, birikimi olan Almanya ile büyük hamleler yapabilir. Teşrifleri ile Sayın Cristian Wulff  manevi anlamda büyük katkı sağlayacaktır.”


İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan (solda)
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım


İş gücü ve coğrafi açıdan büyük avantajlara sahip olan Türkiye’de geliştirilecek bir çok proje bulunduğunu belirten Bozyakalı, “Her iki ülke de bu projelerle büyük hamleler yapabilirler. Önemli olan, bankaların, armatörlerin ve tersanelerin ve işletmecilerin birbirlerine destek olmasıdır. Hepimiz aynı gemideyiz” dedi.
Saruhan Bozyakalı’nın ardından konuşan İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan da son zamanlarda yaşanan terör olaylarına ve denizcilik sektöründeki son duruma değindi. 2016 yılının çok iyi geçmeyeceğini ifade eden Kalkavan “Bu akşam denizciliği pek konuşmak istemiyorum açıkçası buradaki herkes üç aşağı beş yukarı denizciliğin ne durumda olduğunu biliyor ama dünyada bundan daha önemli şeyler oluyor” dedi. Fransa’daki terör olayına değinerek konuşmasına devam eden Metin Kalkavan, terör olaylarının yanı sıra göçmen ve mülteci sorunlarına da değindi.

Dünya liderlerini artık farklı düşünmek zorunda olduğu söyleyen Kalkavan, “Dünyada hiçbir yer artık güvenli değil. Fransa’da olan ne ilk ne de son her an her yer de olabilir ve durmayacak. Tıpkı mülteci akının Suriye’den durmadığı gibi ve göçün bizden de Avrupa’ya durmayacağı gibi. Ben şahsen Deniz Ticaret Odası Başkanı olarak değil insan olarak, amacı sadece yaşamak olan insanlara bu şansın verilmesi bizim sınırlarımızdan kolay geçmeleri tarafındayım. Bu bizim sorunumuz değil, sadece biz uğraşmak zorunda değiliz. Artık herkes düşünmek, tabiri caizse herkes topa girmek zorundadır” şeklinde konuştu.

Bakan Binali Yıldırım ise uluslararası ticaretin önemine değinerek dünya gayri safi milli hasılasının yüzde 50’sinin uluslararası ticaretten oluştuğunu söyledi. Bu ticaretin yüzde 80-90 oranındaki kısmının deniz ticareti olduğunu vurgulayan Yıldırım, durumun Türkiye için de aynı olduğunu belirterek “Sektörün kendi içinde bir yenileme, dönüşüm projesini başlatması gerekiyor. Bu konuda Deniz Ticaret Odası öncü olacak” diye konuştu.
Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Christian Wullf da yaptığı konuşmada Türkiye ve Almanya’nın deniz ticareti konusunda iki iyi partner olduklarını ancak bu alanda henüz tüketilmemiş bir potansiyelin olduğunu belirtti.
Mülteci sorununun çözümünde empati kurulmasının önemine değinen Cristian Wulff, “Müslüman ülkelerden terör nedeniyle birçok Müslüman göç ediyor. Bir yıl içerisinde Almanya’ya bir milyon göçmen geldi. Bunlar ağırlıklı olarak Müslüman ülkelerden gelmeler. Müslümanların olduğu her yerden insanlar batıya kaçıyor. Burada çözüm için empati yapılması gerekiyor. Başkası gibi düşünmemiz gerekiyor. Bizden ne isteniyor ben ne yapabilirim diyebilmeliyiz” dedi.

Almanya’da yaşayan Türklerin Almanya’ya verdiği katkının çok önemli olduğunu vurgulayan Cristian Wulff, “Biz Almanya’ya gelen Türklere çok müteşekkiriz. Onlar önce kendileri için iş buldular ama sonra bizi zenginleştirdiler. Mesut Özil olmasın Almanya milli takımı dünya şampiyonu olamazdı. Sinemada, ekonomide, başarılı olamazdık. Bu iki ülke arasındaki yakınlık ilişki hiçbir ülkede yok” şeklinde konuştu.
Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin inovasyon ve lojistik açıdan da gelişmesi gerektiğini vurgulayan Wulff, “Hamburg Marin Grubu burada güçlü bir köprü kurulabilir diyor. Türkiye istikrarlı bir ülke olarak bir köprü ayağını, Almanya istikrarlı bir ülke olarak diğer köprü ayağını oluşturmak istiyor. İlişkimizi de bu şekilde görmeliyiz. Bu iki güçlü ekonominin potansiyelini daha da geliştirme görevimiz var. Hem denizcilikte hem inavasyonda hem ticaret hacminin artmasında, iş birliklerinde inancım şu ki, birbirimizden öğrenebilir, katkı sağlayabiliriz” dedi.

4 Şubat 2016

Geri