Sanmar Tersaneleri

Römorkör işletmeciliği, kılavuzluk hizmetleri ve römorkör inşaası konularında faaliyet gösteren Sanmar Denizcilik, Tuzla Tersaneler Bölgesi'ndeki tersanesinin yanı sıra 2015 yılında faaliyete geçen Altınova Tersaneler Bölgesi'ndeki yeni tersanesiyle birlikte, 2015 yılını 27 adet römorkör inşaasıyla kapatarak rekor kırdı...




Ocak-Şubat 2016 / Sayı: 42

Sanmar Denizcilik, 1976 yılından bu yana römorkör işletmeciliği, kılavuzluk hizmetleri ve römorkör inşaası alanlarında faaliyet gösteriyor. Römorkör işletmeciliği ve danışmanlık alanında faaliyete başlayan şirket, Türkiye’deki limanların özelleşmesiyle birlikte ortaya çıkan talebe yanıt vermek için römorkör inşaasına da başlamış ve kısa süredede hem Türkiye’de hem de dünyada lider firmalar arasında yer almayı başarmış.

Sanmar Denizcilik 14 standart römorkör serisi temel olmak üzere, her türlü ihtiyaca yönelik  römorkör ve özel amaçlı deniz vasıtaları üretebilecek donanım ve tecrübeye sahip. 1990’dan günümüze kadar üretilen 150’yi aşkın tekne ağırlıklı olarak yurtdışına ihraç edilmiş. Ürettiği tekneleri kendi filosunda da kullanan Sanmar, Türkiye’de 7 limanda römorkör hizmetleri veriyor. Bazı limanlarda kılavuzluk hizmetleri de veren firma, yurtdışında da Almanya, Norveç ve Bulgaristan’da ortaklarıyla römorkör işletmeciliği yapıyor.

Sanmar, 2011’in ilk çeyreğinden itibaren Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde inşa ettiği yeni tersanede üretim yapıyor. Tersane, yerli ve yabancı müşterilerin talep ettiği yüksek teknik özelliklere sahip teknelerin inşasına uygun olarak tasarlanmış. İş güvenliği, sağlık ve kaliteyle ilgili modern yatırımlar yapılan tersanede, dünyadaki ve Türkiye’deki mevzuatlara harfiyen uyulmuş. Firmanın, tersaneye ek olarak Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde de çelik inşaa atölyesi bulunuyor.

2014 yılında aldığı karar doğrultusunda, daha büyük kapasiteli bir tersane yatırımına başlayan Sanmar, 2015 yılının ilk çeyreğinde Yalova Altınova Tersaneler Bölgesi’nde faaliyete başlamış olan yeni tersanesinde daha büyük bir kapalı alanda römorkör ve özel maksatlı gemi inşaasına devam ediyor. Tuzla Tersanesi’nde yüksek kaliteli ve özel maksatlı römorkörlerin inşaasına da tüm hızıyla devam eden Sanmar, Altınova Tersanesi’nin tam kapasiteyle hizmete girmesiyle birlikte, özel maksatlı gemi sınıfındaki üretim yelpazesini de genişletmeyi hedefliyor.



Dünyada ilk olarak, LNG yakıtıyla çalışan römorkör inşa ederek bu alanda da dikkat çeken Sanmar, gelen talepler doğrultusunda “yeşil römorkör” üretiminin yanı sıra, Çapa Tutma Çekici Gemileri (AHTS), Platform Destek Gemileri (PSV) ve Offshore İnşa Gemileri gibi diğer özel maksatlı gemi tiplerinin inşasını da hedefleri arasına almış bulunuyor.

Sanmar Tuzla Tersanesi’nde yılda 14 adet römorkör inşa edilebiliyor. 2014 yılında bu kapasite aşılmış ve toplam 17 römorkör inşa edilmiş. İnşa edilen römorkörler, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. 2015 yılını da 27 adet römorkör inşaasıyla kapatarak rekor kıran Sanmar, 2017 sonuna kadar yaklaşık 60 adet römorkör inşaası planlanmış durumda.

Sanmar Tuzla Tersanesi
Sanmar’ın Tuzla Tersaneler Bölgesi’ndeki 4159 metrekare alan üzerinde kurulu tersanesi; idari bina, üretim atölyesi, sosyal tesis ve denize indirme platform ve sistemi ile yüzer iskeleden oluşuyor. Tamamı kapalı üretim atölyesi içinde sac işleme, panel ve blok imalat kısımları, tekne imal ve donatım kısımları bulunuyor. Yine atölye içinde bulunan raylı kızak vasıtası ile tekneler atölye boyunca kaydırılarak yerleri değiştiriliyor ve denize indirme sistemi vasıtası ile denize indiriliyor.
Tersane, çeşitli tip 30-85 ton çekim güçlü standart römorkörler ve FİFİ I, FİFİ II ve FİFİ III, yangın söndürme donanımlı, deniz kirliliği ile mücadele edebilen, denizden yağ yakıt toplayabilen römorkör ile özel sipariş verilen palamar botu, pilot botu ve özel maksatlı iş tekneleri yapabilme kapasitesine sahip. Tersanede üretim tamamen kapalı alanda yapılıyor. Üretim holünde aynı anda 3 adet Römorkör inşa edilebilirken, yüzer iskeleye bağlanabilen 3 adet römorkörün  de donatımı yapılabiliyor. Kapalı alan içinde ve deniz tarafında bulunan raylı denize indirme sistemi vasıtasıyla bin tona kadar inşa edilen tekneler denize indirilebiliyor ve denizden karaya çekilebiliyor.



Sanmar Altınova Tersanesi
Sanmar’ın Yalova Altınova Tersaneler Bölgesi’nde inşa edilen yeni modern tersanesi, henüz tamamlanmayan etapları da yapıldığında yaklaşık 50 bin metrekare alana sahip olacak. Tersanede, 26 bin metrekare kapalı alan bulunacak. Sanmar Tuzla Tersanesi’nde olduğu gibi sağlık, güvenlik ve çevre konuları ulusal ve uluslararası standartlar gözetilerek inşa edilen tersanenin altyapısı da en gelişmiş teknolojiler kullanılarak tasarlanmış. Sanmar bu yatırımıyla, Türkiye’deki “en yeşil” tersane olmayı hedefliyor. Şu anda Altınova Tersanesi’nde 12 adet römorkör inşa ediliyor.

Sanmar Pazarlama Direktörü Pınar Gürün Korkmaz:
“Ürettiğimiz LNG Yakıtlı Römorkörler Ar-Ge’ye Verdiğimiz Önemin Bir Kanıtı”



Sanmar’ın tersaneleri ve yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi aldığımız Sanmar Pazarlama Direktörü Pınar Gürün Korkmaz, şunları söylüyor:
“Tersane sektöründe  son yarım yüzyılda ürünlerdeki teknolojik ilerlemelere paralel, tasarım dahil tüm iş süreçlerinin, bilgi ve bilişim kaynaklarının kalite ve güvenlik beklentileri artık doğrudan yönetim sistemlerinin etkinliği, performansı ve insan kaynaklarının her düzeyinde yaygın sahiplenilmesi ile gerçekleştiriliyor. Başarılarımızın devamının, bu kontrollü katkı üretiminin sürdürülebilirliğine ve sinerjisinin modern insan kaynakları motivasyonuyla arttırılmasına; böylece tüm paydaşlarımızın (müşteriler, kurucular, çalışanlar ve tedarikçiler ile tüm toplum yapıları) memnuniyetinin sağlanmasına bağlı olduğuna inanıyoruz. Sektörümüzde  bu anlamda ‘Rol Model’ çizgisinde bir değer ve imaj yaratarak; global müşterilerimize olan taahhütlerimizi; detaylı ve güncel dokümanter yapımız, seçkin personelimiz ve tedarikçilerimiz için planlı eğitimlerimiz, hedeflerle yönetilen çalışmalarımız  ve  takım bilinciyle takip edilerek  kazanılan verimli-zamanında-ekonomik sonuçlarımızla gerçekleştirebiliyoruz.”

“Kalite ve HSE süreçlerimiz de 2011 sonunda Lloyd Register QA  tarafından ISO9001-ISO14001-OHSAS 18001 Entegre Yönetim Sistemi bazında  sertifikalandırıldı. Müşterilerimiz ve temsilcileri, kontrollü tasarım ve üretimimizin; gerektiğinde FAT (Fabrika Kabul Testleri) gibi önemli tedarik aşamalarında bizimle beraber olabiliyorlar. Yönetim kalitemizi çok yüksek tutmayı hedefliyoruz. Römorkör teslim ettiğimiz ülkelerin, özellikle Avrupa ülkelerinin bayrak kurallarına göre imalat yapmak, teknelerde kullanılan teknoloji ve standartlar açısından da sürekli gelişmemizi sağlıyor. Yeni teknolojileri çok yakından takip ediyoruz. Yaptığımız yatırımlardan elde ettiğimiz geliri teknolojiye yatırıyoruz. Mühendis, gemi inşacı ekibimiz çok genç ve dinamik. Ürettiğimiz LNG yakıtlı römorkörler de Ar-Ge’ye verdiğimiz önemin kanıtı diye düşünüyoruz.”

“Sanmar olarak dünyanın dört bir yanına römorkör teslimatı yaptık. Kuzey Amerika ve Avrupa’daki müşterilerimizden ve uluslararası arenada aldığımız olumlu geri bildirimler ve destekler bizi yeni bir yatırım yapma konusunda yüreklendirdi. 2011’in ilk çeyreğinde Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde yeni tersane yatırımı yaptık. Akabinde Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde çelik inşaa atölyesi kurduk. Hemen sonrasında da Yalova-Altınova Tersanesi’ni kurduk. Herşeyi tamamen sıfırdan inşa ettik. Sistemimizi, yüksek verimle kısa sürede inşaa yapmak üzere tasarladık. İşçi güvenliği, sağlık ve kaliteyle ilgili modern yatırımlar yaptık. Dünyadaki ve Türkiye’deki mevzuatlara harfiyen uyduk. Yabancı müşterilerimizin yüksek teknik özelliğe sahip teknelerin inşa edildiği yerdeki beklentilerinin de yüksek olması, yaptığımız yatırım kararlarımızı destekledi. Yeni tersanemizi yüksek teknik özellikli özel projelere ve uluslarası ihalelere uygun üretim yapabilecek şekilde tasarladık.”



Devletin denizcilik sektörüne daha fazla destek vermesi gerekiyor
“Bugün Türkiye’deki römorkör inşa eden birçok özel firma var. Tüm firmaların Türkiye’nin dünyadaki pazar payını arttırmaya çalışması sevindirici. Herkes kendi çapında daha iyisini yapmaya çalışarak pazar payını artırmayı hedefliyor. Biz her zaman Türkiye’nin özel maksatlı gemilerin inşa üssü olabileceğini düşündük ve vurguladık. Maalesef petrol fiyatlarındaki düşüşten dolayı off-shore pazarı oldukça kan kaybetti. Pazar yükselişe geçtiğinde, off-shore inşası için Türkiye’nin cazip olacağını ön görüyoruz. Ucuz fiyatları açısından cazip olan Uzakdoğu’nun yüksek teknoloji gerektiren bu gemileri inşa etmeleri kolay değil. Kriz döneminde yatırım yapıp bu dönemi çok zarar görmeden atlatabildiğimiz için şanslıyız.”

“Biz özel maksatlı gemi sınıfında faaliyet gösteriyoruz. Ancak Türkiye’de gemi inşa alanında ‘yapamayacağımız iş yok’ diye düşünüyoruz. Ancak bunun için mutlaka iyi bir planlama, risk yönetimi, stratejik düşünme gerekiyor. 2007 sonrası yaşanan sıkıntıların altında yatan sebebin krizin ön görülememesi ve ona göre önlem alınamaması olduğunu düşünüyoruz. Bu stratejilerin oluşturulması için devletin denizcilik sektörüne çok daha fazla destek vermesi gerekiyor.”

Geri