GMO Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Dedetaş: "Gemi İnşa Sanayii için Artık Bir Yol Haritası Belirlenmeli"



TMMOB Gemi Mühendisleri Odası, geçtiğimiz günlerde mevcut yönetmeliklerin revize edilmesi ve ihtiyaç duyulan yeni yönetmeliklerin oluşturulması amacıyla bir Olağanüstü Genel Kurul yaptı. 14 yönetmelikten 13'ü onaylanırken, bir yönetmelik gözden geçirilmek üzere onay görmedi. Olağanüstü Genel Kurul'u ve GMO'nun gündemindeki diğer konuları konuştuğumuz GMO Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Dedetaş, Gemi İnşa Sanayi Stratejisi Çalıştaylarına dikkat çekti. Gemi inşa sanayiinin stratejik bir sektör olduğunu; dolayısıyla bir strateji planlaması yapılması gerektiğini belirten Dedetaş, "Gemi inşa sanayii için artık bir yol haritası belirlenmeli" dedi...

Eylül-Ekim 2015 / Sayı: 40

 

TMMOB Gemi Mühendisleri Odası (GMO), 1954 yılında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun yürürlüğe girmesinin ardından Türk Gemi Mühendisleri Cemiyeti tarafından kurulan Türkiye’nin ilk Mühendislik Meslek Odası oldu. Mesleki etkinlikte bulunmak koşuluyla; gemi inşaatı mühendisliği, gemi makineleri mühendisliği, gemi inşaatı ve gemi makineleri mühendisliği, gemi inşaatı ve deniz mühendisliği, deniz teknolojisi mühendisliği, gemi konstrüksiyonu mühendisliği alanlarında lisans eğitimi alan mühendislerin  üye olabildiği GMO’nun bugünkü üye sayısı 3400’ün üzerinde.

Geçtiğimiz günlerde mevcut yönetmeliklerin revize edilmesi ve ihtiyaç duyulan yeni yönetmeliklerin oluşturulması amacıyla Olağanüstü Genel Kurul’unu gerçekleştiren GMO, toplam 14 yönetmelikten oluşan yönetmeliklerin 13’ünü kabul etti. GMO’nun Türk Loydu ile ilişkisini konu alan yönetmelik ise yeniden gözden geçirilmek üzere onay alamadı. GMO Yönetim Kurulu Başkanı, Sinem Dedetaş’la, Olağanüstü Genel Kurul’u ve GMO’nun gündemindeki diğer konuları konuştuk…

Tersane: GMO, 5 Temmuz 2015’te, Olağanüstü Genel Kurul’unu gerçekleştirdi. Genel Kurul’da gündem neydi? Ne gibi kararlar alındı?

Sinem Dedetaş: GMO’nun Olağanüstü Genel Kurul’unda tek gündemimiz yönetmeliklerdi. Bir önceki Olağan Genel Kurul’umuzda, mevcut yönetmeliklerin revize edilmesi ve ihtiyaç duyulan yeni yönetmeliklerin oluşturulması amacıyla bir teklif verilmiş ve bu teklif kabul edilmişti. Dolayısıyla Genel Kurul’da seçilecek olan Yönetim Kurulu’na bununla ilgili bir görev verilmişti. Biz bu görevi yerine getirdik. Yönetmeliklerimizin değişmesi gereken kısımlarını bir komisyon eşliğinde çalışarak düzenledik. Ayrıca komisyon dışından gelen görüşleri de dikkate aldık. Bunun yanında yeni yazılan yönetmeliklerimiz de oldu. Olağanüstü Genel Kurul’da toplam 14 yönetmelik onaya sunuldu ve 13 tanesi onaylandı.
Asıl kritik yönetmelik ise onaylanmayan, GMO ve Türk Loydu konusuydu. Bilindiği gibi Türk Loydu’nun kurucusu GMO. Dolayısıyla GMO ile Türk Loydu arasında kuvvetli bir bağ var. Biz geçmiş dönemlere de baktığımızda, GMO ile Türk Loydu’nun ilişkilerinde GMO’yu ve Türk Loydu’nu sıkıntıya sokan mesleğe zarar verebilecek birtakım noktalar olduğunu fark ettik. Bu sebeple yeni yönetmeliğimizde GMO ve Türk Loydu arasındaki ilişkiyi olabildiğince düzenlemeye ve bağımsızlaştırmaya çalıştık. Türk Loydu ile göreve geldiğimiz günden beri bu ilişkiyi her iki kurumun da yararına olacak şekilde nasıl geliştirebiliriz bunun çalışmalarını yaptık. Bu yönetmelik değişikliğindeki amacımız Gemi Mühendisleri Odası’nın kurumsal olarak Türk Loydu Yönetim Kurulu’nun seçiminde etkisini azaltarak gemi mühendislerinin mesleki temsiliyetini  ön plana çıkarmak amaçlı idi. Fakat sanırım bu durumu üyelerimize yeterince açık anlatamadık. Hattı zatında bu durum ya da yapılması istenen bu  değişiklik Türk Loydu’nun bağımsızlaşması ve IACS üyeliği sürecinde çok önemli bir adımdır ve kanaatimce er ya da geç bu düzenleme yapılacaktır.
Olağanüstü Genel Kurul’da görüşülen bir diğer kritik yönetmelik ise Gemi Dizayn Motorlarının NOx Emisyon Ölçümü Denetimi ve Belgelendirme Yönetmeliği’ydi. Yeni yazılan bu yönetmeliği, GEMİMO ile birlikte bir komisyon kurarak hazırladık. 2 Odanın ortak çalışması olan bu yönetmelikle, meslektaşlarımıza emisyon ölçüm hizmetleri ile ilgili yeni bir çalışma alanı açmış olduk.

Tersane: GMO’nun gündeminde başka hangi konular var?

Sinem Dedetaş: En önemli gündemlerimizden biri de tasarım teşviği ile ilgili yayınlanan tebliğ. Mevcut bir tasarım teşvik yasası vardı, yayınlanan diğer tebliğle birlikte bu teşvik kapsamına gemi ve yat tasarımı da eklendi. Geçtiğimiz günlerde Piri Reis Üniversitesi’nde bu konuda bir de seminer düzenledik. Oda Yönetim Kurulu olarak göreve geldikten sonra katıldığımız toplantılarda vs. gözlemlediğimiz en önemli konu, sektördeki ilerlemenin bundan sonra özellikle tasarım ve Ar-Ge konusunda olacağıydı. Türkiye’nin ve gemi mühendislerinin bu konuda kendini daha da geliştirdiğini ve geliştireceğini, önünün açık olduğunu gördük. Bu nedenle Bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde özellikle bu konuyu belirttik ve tasarım teşviğine gemi ve yat tasarımının da girmesini sağladık. Bu hususta Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği’nin Başkanı Sayın Başaran Bayrak’ın da çok değerli katkı ve desteklerini gördük. Bu bizim için çok önemliydi. Bu teşvik ile beraber, ülkemizde yapılan gemi ve yat  tasarımı faaliyetlerinin hak ettiği değeri bulacağına ve yurt dışı ile eşit rekabet şansı yaratılacağına inanıyoruz. Ayrıca tasarım teşviği ile bizim tasarımlarımızın tercih edilmesinin, uzun vadede rektöre büyük yarar sağlayacağını düşünüyoruz.
Bunun haricinde diğer önemli gündem maddelerimizden biri de strateji meselesi. Bilindiği gibi, iki tane Gemi İnşa Sanayi Stratejisi Çalıştay’ı düzenledik. Üçüncü bir toplantı için, sekreterya çalışmalarını sürdürüyor. İlk iki toplantıda, bir anlamda sorunlar dinlendi, görüşler alındı. Bundan sonra artık yol belirlenmesi lazım. Üçüncü toplantı bununla ilgili olacak. Tabi bu uzun vadeli bir çalışma.
Gemi inşa sanayiinin stratejik bir sektör olduğunu; dolayısıyla bir strateji planlaması yapılması gerektiğine dikkat çekiyoruz. İlk iki toplantıya baktığımızda, özellikle kurumların ciddi katılımları, destekleri, herkesin bu işi ciddiye aldığını gösterdi. Bakanlık, Türk Loydu, Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği, GİSBİR, DTO, Üniversiteler, GEMİMO, Denizcilik Federasyonu, Deniz Harp Okulu gibi kurumlar ve bireysel katılımcılar ciddi uğraşlar verdiler bu konuda. Yine teşvik konusunda da bu kurumların ciddi uğraşları vardı. Zaten birlikte hareket etmeden sonuç almak zor.


GMO Genel Sekreteri Gürsel Yıldız ve GMO Yönetim Kurulu Başkanı Sinem Dedetaş

Tersane: GMO’nun denizcilik alanındaki diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkileri nasıl?

Sinem Dedetaş: Denizcilik sektöründeki her kurumun meslek odaları, STK’lar, dernek ya da vakıflar kendine özgü, her biri ayrı ayrı değerli işleri ve sorumlulukları var. Bizim anlayışımız hayatın her alanında olduğu gibi birlikte çalışmanın başarıya götüreceğidir. Bu anlayışla denizcilik sektörünün bir bileşeni olarak bütün kurumlarla olan ilişkilerimiz azami seviyede geliştirmeye ve bu kurumlarla birlikte çalışma yönünde destek vermeye çalışıyoruz ve bu anlayışla yaklaştıkça diğer  kurumların da aynı anlayışta oluğunu sevinerek görüyoruz ve bununda ürünlerini alıyoruz. Örnek vermem gerekirse az önce bahsettiğim gibi GEMİMO ile ortak komisyon kurduk ve yeni bir yönetmelik yazdık, aynı şekilde ekim ayı içerinde ortak bir kongre düzenliyoruz, bazı eğitimlerimizi ortak planlıyoruz, GİSBİR’in komisyon çalışmalarına katılıyoruz, diğer kurumlarca denizcilik ve gemi inşa alanında düzenlenen tüm etkinliklere katılım ve katkı gösteriyoruz. Aynı şekilde etkinliklerimizde onların da desteklerini alıyoruz. Bunun yanı sıra denizcilik ve  İstanbul ile yakından ilgili olan Haliç Dayanışması’nın bir bileşeniyiz. En son ve sevindirici gelişmelerden biri de şu anda Türk ismini almak üzere gerekli girişimlerde bulunan ve yakın zamanda alacağına inandığımız Denizcilik Federasyonu’nda onursal üye olarak yer alacağımız oldu. Ayrıca bu sene, geçmiş dönemde dondurulmuş olan Confederation of European Maritime Technology Societies (CEMT)’e olan üyeliğimiz de aktive ettik.

Tersane: GMO’nun meslek içi sürekli eğitim merkezi GEMİSEM ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Sinem Dedetaş: Gemi Mühendisleri Odası Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (GEMİSEM), Odamız tarafından 2005 yılında kuruldu. Buradaki eğitimlerimizi, hem kendi gördüğümüz eksikliklere, hem de üyelerimizden gelen taleplere göre düzenliyoruz. Bu dönem Yönetim Kurulu üyemiz olan Itri Teymur’un koordinatörlüğünde oldukça verimli eğitimler düzenlemekteyiz. Gazdan Arındırma, Boya Denetmenliği, SGM-SGBM Temel Eğitimi, Bilirkişilik - İş Sağlığı Güvenliği Eğitimi gibi sertifikalı eğitimlerimizin yanı sıra Bilgisayar Destekli Tasarım, Bilgisayar Program Eğitimleri ve Yabancı Dil Eğitimleri gibi katılım belgeli eğitimlerimiz var. Ayrıca, seminerler, paneller, atölye çalışmaları  gibi etkinliklerimiz var. Bu sene sohbet toplantıları da düzenliyoruz. Ayrıca Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ile ilgili çalışmalarımız var. Öğrencilerle yaptığımız görüşmeler neticesinde mesleği ve sektörü tanımaya yönelik ihtiyaçları olduğunu öğrendik ve bu sebeple GEMİSEM merkez faaliyetlerine ek olarak KTÜ’de düzenlenmek üzere meslektaş adaylarımıza yönelik çalışmaları da oluşturdu.

Tersane: Türk gemi inşa sanayii ile ilgili görüşlerinizi, öngörülerinizi alabilir miyiz?

Sinem Dedetaş: Gemi inşa sanayinin gelişimi için aslına bakarsanız ülkemizin hem teknik hem de fiziksel anlamda olanakları son derece yeterli. Bunun yanı sıra jeopolitik olarak da avantajlı konumdayız. Buna rağmen gemi inşa sanayimiz bir türlü üretim konusunda hak ettiği seviyeye gelemedi ve dengeli bir üretim standardına oturtulamadı. Bu durumun  sektörün stratejik bir bakışla planlamasının yapılmamasından  kaynaklandığına inanıyoruz. Bahse konu planlama yapılırken ülkemizde sektörümüzün bütün bileşenlerinin; tersane, yan sanayi, akademi, meslek örgüt ve birlikleri, sendikalar vs. bir araya gelerek ortak akıl oluşturmaları gerekmektedir. Bu durum ülkemizde sadece sektörümüze özgü bir durum değildir. Maalesef, üzülerek söylüyorum, ülkemizin temel sorunu bir ortak akıl oluşturamama sorunudur. Yaşadığımız şu günlerde ortak akıl oluşturma ihtiyacımız yakıcı ve üzücü bir şekilde gözükmektedir. Sektörümüzün ortak akıl oluşturma yoksunluğundan kaybı sadece maddidir ve telafisi her zaman mümkündür. Fakat can kaybının telafisi maalesef mümkün değildir. Bu vesile ile sizin aracılığınızla herkesi daha itidalli davranmaya ve ortak akıl geliştirmek için bir araya gelmeye davet ediyorum.
Sadece gemi inşa sektörüne değil tüm sektörlere baktığınızda, üretim merkezlerinin kapatıldığını görüyoruz. Üretim odaklı bir anlayış olmadığını görüyoruz. Gemi inşa sektörü üretim odaklı bir sektör. Siz buradaki üretimi teşvik etmezseniz sektör diye bir şey kalmaz. Bu nedenle Sanayi Strateji Belgesi’nin içine bu sektörün yerleştirilmesi lazım. Örneğin, off shore çok önemli bir alan. Avrupa bu konuda know-how üretiyor. Bizse, iş bittikten sonra “böyle bir alan var” diyoruz. Böyle olmaya devam ettiği sürece buradan daha iyi bir noktaya gidemeyiz. Bu durum stratejik planlama eksikliğimizin en çarpıcı örneklerinden biridir. Böyle olunca, üretim yapamıyoruz, know-how’da geri kalıyoruz. Oysaki ne üretim yapmakta ne de araştırma geliştirme yapmakta bir eksikliğimiz olduğunu düşünmüyorum, sadece plansız giden bir iş var. Buradaki stratejik planlamaya biz karar veremeyiz tabi ki. Biz fikir verebiliriz, diğer sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte raporlar sunabiliriz, elimizden gelen tüm katkıyı koyarak, ortak akıl yaratılmasına ve gerekli mercilere sunulmasında yardımcı olabiliriz.

Tersane: Türk gemi inşa sanayiinin avantajları neler?

Sinem Dedetaş: Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı olarak en önemli avantajımızın iyi yetişmiş, yetenekli mühendislerimiz olduğunu düşünüyorum. Önemli avantajımızdan birini de tersanelerimizin butik üretim tarzında çalışmaları olarak görüyorum. Dünyadaki bir çok tersane raftan gemi satarken, bizim tersanelerimizde armatörün isteklerine göre şekillenen, başlamış projelerde bile değişiklik yapılmasına imkan veren bir üretim tarzı var. Bu butik üretim tarzı bir avantaj tabi ki. Ama bunun seri üretimin, bir şeyi devamlı yapmanın getirdiği tecrübenin yoksunluğu gibi dezavantajları da var. 
Bir de denizcilik kültüründen bahsetmek gerek. Zira gelişim kültürden bağımsız düşünülemez. Gelişmek için birikim ve tecrübelerden yararlanmak gereklidir. Kurumsal hafızası olmayan bir sektörün gelişmesinden ve avantajlarından söz edemeyiz. Daha bugün Haliç Dayanışması’nın bir basın açıklaması vardı. Haliç Tersanesi ve bölgesi için bir imar planı çıktı, askıda. 600 senelik bir tersane, bir yatırımcının yapmış olduğu bir imar planıyla askıya çıkarıldı ve yok olması gündemde. Türkiye’de her alanda yatırımlar, para kazanmak amacıyla yapılıyor. O zaman da eksik oluyor. Bir krizde dağılıyorsunuz, toparlanması zor oluyor ve hatta bazı durumlarda mümkün dahi olmuyor. Gemi inşa yüksek bilgi birikim gerektiren bir iş. Sürekli üst üste konulması lazım. O yüzden 600 senelik tersane çok önemli. Buradaki alışkanlığı, bu kültürü dağıttığınız zaman onun bir daha kurulması mümkün değil. Kurumsal hafızayı, meslek ve tarih miraslarımızı korumadan istediğimiz seviyede bir sektörden bahsetmemiz de mümkün olmayacaktır.

Tersane: Gemi mühendislerinin GMO’ya bakışı nasıl? Üyelerden yeterli desteği görebiliyor musunuz?

Sinem Dedetaş: Odalar gücünü üyelerinden alır. Üye ne kadar aktifse odalar da o kadar aktiftir. O yüzden biz yönetim olarak her zaman şeffaf bir anlayışla, birlikte yönetim anlayışını destekliyoruz. Şimdiye kadar da böyle ilerledik. Bu doğrultuda web sayfamızın yenilenmesi yeni bir yazılıma geçilmesi söz konusu.
Üyelerimizin daha aktif olmasını istiyoruz, bunun için de onların aktif katılımını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Web sitemizde üyelerimizin aktif olarak kullanabilecekleri, birbiriyle iletişim kurabilecekleri bir platform oluşturacağız.

GMO Genel Sekreteri Gürsel Yıldız:
“Bütün Meslektaşlarımızın Odaya Üye Olmasını Sağlayacağız”

Türkiye’de kanunen mesleğini yapan her mühendisin meslek odasına üye olma zorunluluğu olduğunu belirten GMO Genel Sekreteri Gürsel Yıldız, “Odalar üyeleri ile var olur” diyor.
Üyelikle ilgili çalışmalar yaptıklarını belirten Yıldız, “Aslında, mühendislerin meslek odalarına üye olma zorunluluğu birçok mühendis tarafından da bilinmiyor. Bu nedenle de birçok meslektaşımız odamıza üye değil. Biz, önümüzdeki dönemde, bütün meslektaşlarımızla birebir iletişim kurarak bu kanuni zorunluluğu anlatıp odaya üye olmasını sağlamaya çalışacağız” şeklinde konuşuyor.
Türkiye’deki gemi yan sanayiinin kalite ve sayıca yeterli olup olmadığı ile ilgili sorumuzu da yanıtlayan Gürsel Yıldız, şunları söylüyor: “Benim tersanelerde görev yaptığım dönemde, yaptığımız gemilerde yerli yan sanayi ürünlerini memnuniyetle kullandık. Oldukça da başarılı buluyoruz. Keza, bütün gemilerimiz uluslararası geçerliliği olan klas sertifikalarına sahip yapılıyor. Dolayısıyla yan sanayi malzemelerinin IACS üyesi klas kuruluşlarından sertifikalı olması gerekiyor. Bunu da şu anki yan sanayimiz çok başarılı bir şekilde yapıyor. Güverte ekipmanları, kreynler, paneller, yalıtım malzemeleri, kablolar, camlar, lumbuzlar, kapılar vs. buna benzer birçok yan sanayi ürünü dünya standartlarında yapılıyor. Bu da memnuniyet verici bir durum. Ancak daha da gelişmesi gerekiyor. Gemi ana makinesinin dahi Türkiye’de yerli olarak yapılması konusunda çalışmalar devam ediyor. Arzu ediyoruz ki ana makinelerin yanı sıra gemi sacını da yerli olarak tüketelim.”

Sinem Dedetaş
TMMOB GMO’nun ilk kadın başkanı olan Sinem Dedetaş, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi mezunu. Gemi İnşa ve Gemi Makineleri alanında da yüksek lisans yapan Sinem Dedetaş, iş hayatına Delta Marine firmasında başlamış. Burada, önce Sonlu Elemanlar bölümünde, arkasından da Çelik Dizayn bölümünde çalışan; daha sonra bir süre de RINA’da yat plan onay mühendisi olarak görev yapan Sinem Dedetaş bugün, GMO Başkanlığı’nın yanı sıra kurucuları arasında yer aldığı Matesis Marine firmasıyla; mühendislik hesapları, dizayn, gözetim, danışmanlık, eğitim gibi faaliyetlerle gemi inşa sanayiine hizmet vermeye devam ediyor…

Geri