Inebolu Shipyard


Inebolu Shipyard is at Kastamonu İnebolu. It gives the opportunity of repair and care before going for Karadeniz to Karadeniz ships.

News continues in Turkish...

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde yer alan İnebolu Tersanesi, 2008 yılından bu yana hizmet veriyor. 60 bin metrekare açık alana sahip tersane, 4 bin 500 ton kaldırma kapasiteli, 130 metre uzunluğa, 20 metre genişliğe sahip yüzer havuzuyla 130 metreye kadar olan gemilere havuzlama imkanı sunuyor. Ayrıca bir de iskelesi bulunan tersane aynı anda 4 gemiye her tür tamir-bakım hizmeti verebiliyor.

İnebolu Tersanesi’nin CEO’su İhsan Karavelioğlu, tersanenin kuruluş sürecini şöyle anlatıyor: “Biz aile olarak Bozkurtluyuz. Bölgede yardımseverliğiyle tanınan babamın da isteğiyle orada bir meslek yüksekokulu kurmak için girişimlerde bulunduk. Nihayetinde kurduğumuz bu okulun kuruluş sürecinde, dönemin Belediye Başkanı ve Tersaneler Genel Müdürü’nün ısrarlarıyla bölgede tersane kurmaya karar verdik. Aslında biz bu işe yanımızda birkaç kişiyle grup olarak girmek istemiştik ancak o dönemde kimse böyle bir yatırıma yanaşmayınca yatırımı biz yaptık. Eylül 2008’de tersaneyi kısmen açtığımızda Karadeniz’deki gemilerden ciddi talepler almaya başladık. Ancak krizle birlikte işler bir anda durdu. Ardından yerel yönetimde yaşanan değişiklik sonucu önceki yerel yönetimden kiraladığımız iskeleden çıkmak zorunda kalınca, draft nedeniyle yaklaşık 3 sene çalışamadık. Biz de bu dönemde denizin dibindeki kayaları kırarak derinliği 11 metreye indirdik ve havuzumuzun çalışması için kendi iskelemizi düzenledik. 2013 yılında yeniden çalışmalara başladık. 2014 yılında işler daha iyi gitti. Senenin ikinci yarısından itibaren Rusya’ya açıldık ve oradan ciddi bir portföy edindik. 2015 yılının da çok daha iyi olmasını bekliyoruz.”

İnebolu Tersanesi’nin CEO’su İhsan Karavelioğlu

İnebolu Tersanesi’nin bölgeye önemli bir katma değer sağladığının ve Karadeniz’deki tek havuzlu tersane olduğunun altını çizen Karavelioğlu, “Karadeniz’de ticaret yapan yaklaşık 10 bin gemi var. Bunların yaklaşık 2 bini Karadeniz’den hiç çıkmıyor. Daha önce tamir-bakım için Ukrayna veya Bulgaristan tersanelerine giden bu gemilerin bir kısmı artık bize gelmek istiyor. Böylece ülkemize de artı döviz kazandırıyoruz. Yine bölgede çalışan ve Karadeniz’den hiç çıkmayan Türk gemileri de daha önce tamir bakım için 20-30 bin dolar masraf yaparak İstanbul’a kadar geliyordu. Bizim sayemizde bu masraflar da artık yapılmıyor. Şu anda mevcut Rusya-Ukrayna krizi nedeniyle de Karadeniz’de çalışan gemiler tamirlerini Türk tersanelerinde yaptırmak zorunda kalıyor. Ortaya çıkan bu durum Türk tersaneleri için 2015 yılının daha dolu geçebileceği anlamına geliyor. Biz de bundan fazlası ile faydalanacağımızı umuyoruz” diyor.

Karavelioğlu armatörlerin iyi tanıdığı bir aile 
Karavelioğlu Ailesi’nin denizcilik sektöründe iyi tanınan köklü bir aile olduğunu belirten İhsan Karavelioğlu, “Karavelioğlu Grup, Osman Azmi Karavelioğlu ve Cemal Azmi Karavelioğlu tarafından Shell ve Mobil ürünlerinin Türkiye’deki en eski satıcısı olarak 1916 yılında kuruldu. Uzun bir dönem Marmara’daki en büyük deniz yakıtları tedarikçisi oldu. Bu nedenle Karavelioğlu armatörler tarafından iyi tanınan ve güven duyulan bir isimdir” şeklinde konuşuyor. 
İnebolu Tersanesi’nin yüzer havuzunu büyütmek ve 140 metreye çıkarmak istediklerini sözlerine ekleyen Karavelioğlu, “Karadeniz’deki nehir gemilerinin en büyükleri 141 metre. Biz bu gemilerin 130 metreye kadar olanlarını alabiliyorduk, bunun üzerindekileri alamıyorduk. Bu da müşteride, gemilerini farklı tersanelere götürmek gibi bir sıkıntı yaratıyordu. Biz de yüzer havuzumuzu büyüterek müşterilerimizin tüm gemilerine hizmet vermek istiyoruz” ifadelerini kullanıyor.


Piyasalar düzelince yeni inşa çalışmalarına da başlanacak
İnebolu Tersanesi’nin şimdilik tamir-bakım işlerine yoğunlaştığını ve şu ana kadar sadece kendileri için iki adet römorkör imal ettiklerini söyleyen Karavelioğlu, piyasaların düzelmesinin ardından yeni inşa çalışmalarına da başlayacaklarını belirtiyor. 
İnebolu Tersanesi CEO’su İhsan Karavelioğlu şöyle devam ediyor: “Tersanemizde 22-23 kişilik kadrolu ekibimiz var. Yoğun dönemlerde taşeronlarla birlikte bu sayı 100-150’ye kadar çıkabiliyor. 2014 yılında yaklaşık yüzde 50’lik bir kapasiteyle çalıştık. 2015 yılında ise bunu maksimum kapasiteye çıkartmayı hedefliyoruz.
“İtiraf etmek gerekir ki, yerli olsun yabancı olsun armatörlerde bir İstanbul alışkanlığı var. Dünyada belki de Tuzla gibi kümelenmenin olduğu başka bir yer yok. Bu İstanbul’un avantajı. Buna mukabil bizim de coğrafi durumumuz çok stratejik. Biz zaten Tuzla ile rekabet etmiyoruz. Biz Karadeniz’deki Marmara’yla işi olmayan gemilerin bize gelerek tasarruf etmelerini sağlıyoruz. Burada yeteri kadar gemi var zaten. Bunun dışında yaklaşık 4 bin civarında kanal gemisi var. Biz bunlardan pay kapmaya çalışıyoruz.”

Sektör kabuk değiştiriyor
“Karadeniz’de Ereğli’de de tersaneler var. Ancak onlar tamir-bakım ağırlıklı organize olmadıkları için maalesef çalışamıyorlar. 2003-2007 yıllarında olağanüstü bir talep vardı. Bu yıllarda bence Türkiye stratejik bir hata yaptı. Niş marketler dediğimiz inovatif marketlere girmedi. Kısmen, Deniz Kuvvetleri’nin aracılığıyla savunma sanayiine girdi. Şu anda da zaten bu alanda gelişmekte. Ama örneğin bir yolcu gemisi, bir ro-ro veya bir offshore gemisi yapamıyoruz. Son dönemde sadece çok donanımlı balıkçı gemileri ve offshore destek gemileri konusunda gelişmeler var. Şu anda Türkiye bir kabuk değiştirmeye, bu niş alanlara girmeye çalışıyor. Bunu başarabilirsek sektörün önü açılacaktır.”

Back


Turkish magazine on ship building industry of Turkey


Turkish magazine with the content of industrial news, presentations of new projects, interviews, technical and scientific articles.
Tersane:Eng_SagMenu