Dikomarine Askeri Projelere Yöneldi


Mart 2014 / Sayı: 32

1949 yılından bu yana elektrikli termosifon imalatı yapan Diko, Dikomarine markasıyla da deniz tipi ürünler üretiyor. Marin sektöründe, son dönemde özellikle askeri projeler üzerinde çalıştıklarını belirten Poli Kurteşoğlu, "Deniz kuvvetlerimizin teşviki ile NATO standardında ürün imal etmesini öğrendik" diyor...


Diko, Türkiye’nin ilk elektrikli termosifon üreticisi olarak, 1949 yılında elektrikli termosifon imalatına başlayan bir şirket. Kurulduğu dönemde ev tipi termosifonlar üreten şirket, bugün ise daha çok gemi ve megayatlara yönelik, daha teknik ve daha fazla mühendislik bilgisi gerektiren ürünler yapıyor. Marin ürünlerin yanı sıra büyük oteller, fabrikalar ve askeri kışlalar için yaptığı sanayi tipi büyük ürünleri kendisi üreten Diko, satışına devam ettiği ev tipi termosifonları ise kendi markasıyla dışarda ürettiriyor.
Diko’nun üretim tesisi, İMES Sanayi Sitesi’nde yer alıyor. Bin 600 metrekarelik alanda 22 kişilik kadrosuyla faaliyetlerini sürdüren firmanın kadrosunda iki makine mühendisi, bir elektrik mühendisi, teknik çizim personeli ve teknisyenler de yer alıyor.

Deniz tipi ürünler Dikomarine markasıyla pazara sunuluyor
Firma, kara tipi ürünleri Diko markasıyla, deniz tipi ürünleri ise Dikomarine  markasıyla pazara sunuyor. “Deniz tipi ürünleri çok uzun yıllardır üretiyor olsak da özellikle son 15 senedir Dikomarine  markasını oluşturarak bu alana daha fazla önem vermeye başladık” diyen Poli Kurteşoğlu, “Her seferinde daha zor projelere giriyoruz. Son yaptığımız proje, Shell’in Brezilya’da petrol sondajı yapan  bir gemisi için EX Proof olarak imal ettiğimiz bir hidrofor su seti” şeklinde konuşuyor.
Marin sektöründe, son dönemde özellikle askeri projeler üzerinde çalıştıklarını belirten Kurteşoğlu, “Örneğin MİLGEM projesinde yer aldık. Deniz kuvvetlerimizin teşviki ile NATO standardında ürün imal etmesini öğrendik. Bu konuda askerimizin çok yardımı oldu ve hala devam ediyor. Türk Loydu da keza her takıldığımız konuda yardımcı oluyor. Bunun yanında bazı hücumbotlara özel ani su ısıtıcılar ürettik. Şimdi de Almanlarla ortak yapılacak olan denizaltı projesine çalışıyoruz. Bu projede, üniversiteden de teknik bilgi desteği alıyoruz. Almanların onayından geçtik ve atölye yeterlilik belgemizi aldık. Görüşmelere devam ediyoruz. Bunun yanı sıra proje bazlı olarak 8-9 ülkenin deniz kuvvetlerine özel termosifon üretiyoruz. Ancak gizlilik sözleşmesi gereği beyanda bulunamıyoruz” diyor.

Poli Kurteşoğlu

Megayatlara da üretim yapıyor
Yatlar için ise daha çok büyük boy teknelere ve megayatlara yönelik üretim yaptıklarını ifade eden Poli Kurteşoğlu, şöyle devam ediyor: “Çoğunlukla Alman firmaları üzerinden çalışıyoruz. Türkiye’de de birlikte çalıştığımız birçok firma var. Yatlara ve gemilere sıcak su termosifonu yapıyoruz. Bunun haricinde gemiler için monoblok şase üzerinde hem termosifon, hem su artıma sistemleri hem de hidrofor pompaları bir set üzerinde yapıyoruz. Küçük termosifonlarda yurt dışı imalatçılarla rekabet edemiyoruz. Onlar düşük maliyetlerde üretim yapabiliyorlar. Biz paslanmaz sacı ithal ederken onlar kendileri üretiyor, kullandığımız elektrik aksamı zaten ithal. Bunlar yatlar için yaptığımız üretimlerde maliyeti yükseltiyor. Tabii bunun yanı sıra fiyat farkı nedeniyle belge istemeyen tersaneler nedeniyle merdivenaltı imalatçılar da var rekabette.”

Ürünlerde kapasite sınırı yok
“Bizim için kazan büyüklüğünün de, elektrik gücünün de bir sınırı yok. Bir milyon kcal’lık elektrikli kalorifer kazanı imalatını bile gerçekleştirdik. Gelen talep neyse üretimi yapabiliyoruz. Malum gemide elektrik jeneratörle sağlandığından çok aşırı büyük güç talepleri olmuyor. Kapasite gemideki personele göre belirleniyor. Örneğin yatın 10 kişi misafir, 3 kişi personel sayısı varsa buna göre üretim yapıyoruz. Ancak genelde müşteri sadece yaz aylarında yatı kullandığından daha düşük kapasiteli bir termosifonun yetebileceğini söylerse ona göre kapasiteyi düşürüyoruz. Çünkü yatlarda kapasite yükseldikçe yer sorunu ortaya çıkıyor. Gemilerde ise böyle bir sorun yok. Gemiler için genellikle ihtiyaç duyulandan daha yüksek kapasiteli ürünler veriyoruz. Zira geminin rotası belli değil. Akdeniz’de de olabilir kuzey denizlerinde de. Oradaki ısı farklılıklarından dolayı termosifonu farklı tasarlamak gerekiyor.”
“Deniz tipi ürünlerle kara tipi ürünler arasında tabii ki farklılıklar var. Öncelikle deniz ürünlerini paslanmazdan imal ediyoruz. Daha uzun ömürlü, daha dayanıklı olması gerekiyor. Çünkü gemide parça bulundurmak, tedarik etmek zor oluyor. Bu nedenle yapılabilecek en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Elektrik aksamında bilinen markaları kullanıyoruz ki, yurtdışındayken de her yerde yedek parça bulabilsinler. Ucuz malzeme kullanmıyoruz, iç pazarda bizi zorlayan bir etken bu, ama yurtdışı satışlarımızda hiçbir sorun yok. Yurtdışında müşteriler ne istediğini, ne alacağını biliyor. İç piyasada ise maalesef 7-8 sayfalık teklif mektubunda sadece fiyata bakılıyor.”
“Firmamızın CE sertifikası, ISO belgesi var. Bureau Veritas kaynak sertifikalarımız var. Alman Loydu’ndan basınçlı ve basınçsız kaplar sınıfı atölye yeterlilik sertifikamız var. Şu an için Türkiye’de bu belgeye sahip tek firmayız. Ürünlerimiz için de ürün bazlı, hangi klas kuruluşunda istenirse oradan sertifika alıyoruz.”


Mümkün olduğunca yerli malı malzemeler kullanıyor
“Bir termosifon imalatında en gerekli ürünler elektrik aksamı. Burada bir kısmını Alman malı kullanıyoruz ama mümkün olanları yerli malı kullanmayı tercih ediyoruz. Yerli malı olarak kullandığımız aksamları da sipariş verirken, ürünün tüm değerlerini, kullanılacak malzemeyi vs. belirterek sipariş ediyoruz. Askeri gemilerde yerli malı kullanmaya özen gösteriyoruz.”

Susuz çalışma güvenliği, uzaktan kumanda gibi yenilikler var
“Eskiye göre şu anda yaptığımız ürünlerde birçok yenilik var. Örneğin artık susuz çalışma güvenliği var. Kazan susuz kaldığında sistem devre dışı kalıyor, su geldiğinde otomatik devreye giriyor. Uzaktan kumanda sistemleri var. Kazanları, termosifonu kontrol etmek için yanına gitmeye gerek kalmadan, bulunduğunuz yerden suyun ısısını, çalışıp çalışmadığını, arıza olup olmadığını kontrol edebiliyorsunuz. Değişik tipte alabanda bağlantı sistemleri uygulamalarımız var.”

Üretimin yüzde 85-90’ı ihracata yönelik
“Satışlarımızı fuarlar ve internet üzerinden yürütüyoruz. Bir bayilik sistemimiz yok. Son 12 senedir ihracata yönelmiş durumdayız. Şu anda da zaten üretimin yüzde 85-90’ı ihracat bazlı. Yurtdışında birlikte çalıştığımız birçok firma var.”
“Yaptığımız ürünlerin montajından biz sorumlu değiliz. Cihaz beraberinde vermiş olduğumuz çizim, montaj talimatı ile kolay bir şekilde monte edilebiliyor. Genelde yurt dışında bu işlem ehliyetli personel tarafından yapılıyor.”
“Bizim farkımız, kaliteden hiçbir zaman taviz vermememiz.  Gemiye malzeme üretiyoruz. Açık denizde bir arıza olursa, onca kişi gemide sıcak susuz kalıyor. Bu nedenle en iyi malzemeleri kullanarak en iyi üretimi yapıyoruz.”
“Görüşmeleri sürdürdüğümüz bir Amerikan firması var. İş yerimizi ve üretim tarzımızı beğendiler, bu konuda sınıfı geçtik. Kendisinin üretemediği özel ürünleri bize ürettirmek istiyorlar. Tabii bir Amerikalıya mal satabilmek için de Amerikan belgelerine sahip olmak gerekiyor. İmalat kalitemiz onların istediği seviyede ama belge eksiklerimiz var. Şimdi o belgeleri almak için çalışmalara başladık.”

Ekonomik kriz satışları etkilemedi
“İhracat yaptığımız ve çok farklı ülkelerle çalıştığımız için ekonomik kriz bizde çok sorun olmadı. Amerika krize girse Arabistan çalışıyor, onlar krize girse Singapur çalışıyor. Bu nedenle çok fazla etkilenmedik krizden. Hatta son 3 senedir satışlarımız ortalama yüzde 80-90’lık artışla gidiyor.”

Geri