RINA Türkiye ve Karadeniz Ülke Müdürü Massimo Sanquerin: “Türkiye’de Gemi Sektörü Yeniden Büyüyecek”



Haziran 2012 / Sayı: 25


Gemi endüstrisinin hep bir sinüs eğrisini takip ettiğini, bazı dönemlerde zirve yaparken bazı dönemlerde düşüşe geçtiğini söyleyen RINA Türkiye ve Karadeniz Ülke Müdürü Massimo Sanquerin, “Türkiye’nin coğrafi yeri, tersanelerin kabiliyetleri ve mevcut imalat fiyatları göz önünde bulundurulursa Türkiye’de gemi sektörünün yeniden büyüyeceğini beklemek hiç yanlış olmaz.” diyor…

Dünyanın en eski klas ve belgelendirme kuruluşlarından biri olan RINA, denizcilik sektörüne hizmet vermek amacıyla 1861 yılında Cenova’da kuruldu. Bugün dünyaya yayılmış çok uluslu ve çok yönlü bir şirket olan RINA, tüm bilgi birikimi ve tecrübesini endüstrinin farklı birçok dalında verdiği hizmetler aracılığıyla paylaşıyor. RINA Grubu bünyesinde, dünya çapında 120’den fazla ofiste 46 farklı milliyetten 1600’den fazla çalışan yer alıyor.

RINA hizmetleri, çevre, enerji, ulaşım, lojistik, güvenlik, kalite ve sosyal sorumluluğu kapsıyor. Verilen tüm hizmetlerin kalbinde kalite ve standartlara uygunluğunun sağlanması ve güvenli, düşük maliyetli ve çevreye duyarlı bir çözüm bulmak yer alıyor.

RINA Grubu’nun global iş dağılımının yaklaşık yüzde 40’ı gemi ve yatların klaslandırılması ve deniz enerji sektörüne sağlanan hizmetler. RINA’nın klaslı filosu, 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle, yaklaşık 1.250 yat ve 4.350 gemi ile toplam 33 milyon GT’ye ulaşmış. IACS’ın kurucu üyelerinden biri olan RINA, Paris MOU, Tokyo MOU ve US Coast Guard değerlendirmelerine göre 2010 yılında klas kuruluşları arasında dünya lideri olmuş.
Türkiye’de gemi ve yatlara yeni inşaa klaslama, servisteki gemilerin sörveyleri, malzeme ve ekipman testleri gibi hizmetler sunan firma, bunun yanı sıra yönetim sistemleri belgelendirmesi, gıda belgelendirmesi, personel belgelendirme, kurumsal sosyal sorumluluk ve etik belgelendirilmesi, sera gazları ile ilgili onay ve belgelendirme hizmetleri ve endüstriye yönelik 3. taraf gözetim ve belgelendirme hizmetleri sunuyor.

Yat konusunda ayrı bir departmanı bulunuyor
RINA Türkiye ofisinde yatçılık için de ayrı bir departman bulunuyor. Plan onay ve Sörvey olmak üzere iki bölümden oluşan departmanda yatla ilgili konularda uzmanlaşmış toplam 7 gemi inşa mühendisi görev alıyor.

Tüm hizmetlerde çevreye duyarlılık ilk sırada gözetiliyor
RINA’nın tüm hizmetlerinde çevreye duyarlılığın ve yeşil enerjinin ilk sırada gözetildiğini söyleyen RINA Türkiye ve Karadeniz Ülke Müdürü Massimo Sanquerin, RINA’nın tamamıyla hizmet odaklı çalıştığını belirterek, “Kısa bürokrasi ve lokal iş gücü kullanımıyla, müşterilerine rahatça iletişim kurma ve daha hızlı servis alma olanağı sunar.” diyor.

RINA’nın Türkiye’de gemi alanında 1 Ofis Müdürü, 9 sörveyör, 7 plan onay mühendisi; yat alanında 1 Yat Bölümü Müdürü, 3 sörveyör, 3 plan onay mühendisi; sertifikalandırma alanında 5 oditör ve endüstri alanında 4 mühendisle çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Massimo Sanquerin, gemi alanında yeni inşa (genel kargo, gaz tankeri, romörkör, yenileme), servisteki gemilerin sörveyleri, gemi malzeme ve ekipmanları testleri; yat alanında yeni inşa, malzeme ve ekipman testleri, servisteki gemilerin sörveyleri; belgelendirme konusunda, yönetim sistemleri belgelendirmesi (kalite, çevre, iş güvenliği, otomotiv vb.), gıda belgelendirmesi (ISO 22000, BRC, IFS, Global Gap), personel belgelendirme, kurumsal sosyal sorumluluk ve etik belgelendirilmesi (CSR, SA8000, SEDEX ve ikinci taraf gözetimler), sera gazları ile ilgili onay ve belgelendirme hizmetleri (CDM, Gold Standart, VCS, JI vb.) ve endüstri alanında da 3. taraf gözetim ve belgelendirme hizmetleri verdiklerini sözlerine ekliyor.
Türkiye’de yaklaşık 60 Türk armatörün gemisinin RINA klaslı olduğunu ifade eden Sanquerin, şu anda 13 gemi klaslaması ve 2 adet RORO’nun canlı yük taşıma gemisine dönüşümü sürecinin RINA tarafından yürütüldüğünü belirtiyor.

Türkiye’de gemide yüzde 2, yatlarda yüzde 65’lik bir pazar payına sahip
RINA’nın gemi sektöründeki hizmetlerini askeri gemiler, yolcu gemileri, kargo gemileri ve mega yatlara odakladığını vurgulayan Sanquerin, Türkiye’de gemide yüzde 2, yatlarda yüzde 65’lik bir pazar payına sahip olduklarını söylüyor.

RINA Türkiye ve Karadeniz Ülke Müdürü Massimo Sanquerin sözlerine şöyle devam ediyor: “RINA Türkiye birçok mühendislik alanında hizmet veriyor ve gelecekte bu faaliyet alanlarını geliştirmek ilk hedefimiz. Bunu başarabilmek için personel sayısının arttırılması ve personel eğitimlerine büyük hassasiyet gösteriyoruz.”
“Gemi endüstrisi geçmişte hep bir sinüs eğrisini takip etmiştir. Yani bazı dönemlerde zirve yapmış bazı dönemlerde düşmüştür. Bu sebeple Türkiye’nin coğrafi yeri, tersanelerin kabiliyetleri ve mevcut imalat fiyatları göz önünde bulundurulursa Türkiye’de gemi sektörünün yeniden büyüyeceğini beklemek hiç yanlış olmaz.”

Türkiye, özel sipariş yüksek teknoloji içeren gemilere yönelmeli
“Türkiye’nin coğrafi yeri, tersanelerdeki teknik kapasite, her tip geminin inşa edilebilmesi ve tabi imalat fiyatları Türkiye’nin gemi inşa sanayindeki en büyük artıları. Dezavantajlarının en başında ise Asya’daki tersaneler ve onların fiyat politikaları geliyor. Türkiye gemi sanayinde başarılı olmak için özel sipariş yüksek teknoloji içeren gemilere yönelmeli. Bunlara örnek küçük yolcu gemileri, kimyasal tankerler ve iş gemileri olabilir.”

RINA Doğu ve Orta Avrupa Bölge Müdürü Cesare Murgia:
“RINA Türkiye’ye İnanıyor”




RINA’nın Türkiye’deki gelişimi destekleyecek yatırımlar yapmayı sürdürdüğünü belirten RINA Doğu ve Orta Avrupa Bölge Müdürü Cesare Murgia, bunun da RINA’nın Türkiye’ye gerçekten inandığının bir göstergesi olduğunu söylüyor. Cesare Murgia, şunları söylüyor: “RINA olarak, Türkiye gemi inşa sanayindeki aşağıya doğru giden seyrin çok yakın zamanda yükselişe geçeceğine inanıyoruz. Türkiye’nin her alanda gelişeceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla bu gelişimin içerisinde olabilmek için gerekli tüm önlemleri ve yapılanmayı yapıyoruz.”

“Türkiye’nin denizcilik konusunda en önemli avantajlardan biri, bir geminin tüm döngüsü süresince gereken tüm ihtiyaçların Türkiye’de karşılanabilmesi. Yani, gemi inşa Türkiye’de yapılabiliyor; bakım-onarım işleri Türkiye’de yapılabiliyor; shipping servis işleri Türkiye’de yapılabiliyor; hatta gemi söküm ve geri dönüşüm işleri de Türkiye’de yapılabiliyor. Dolayısıyla bir teknenin hayatı boyunca gerekli olan tüm servisleri Türkiye’de bulabiliyorsunuz. Bu Türkiye için önemli bir avantaj.”
Geri