Yalova Altınova Tersaneleri

(Kasım - 2010)

2008 yılında gemi inşasına başlayan Yalova Altınova Tersaneleri, bugüne kadar 30 adet projeyi suya indirdi. 38 yatırımcının olduğu bölgede, ihraç amaçlı gemi yapımı ciddi biçimde azaldı. Faal olan 24 tersane arasında 3-4 tersane yoğun olarak çalışıyor, Bazı tersaneler bakım onarım işleri yapıyor veya kendileri için inşaa ettikleri gemileri tamamlamaya çalışıyor.

Türkiye'nin dünya gemi inşaa pazarından daha fazla pay alması amacıyla Yalova ilinin Altınova ilçesinde planlanan tersane yatırımlarına, 2006 yılında başlandı. Yatırımcıların biraraya gelerek kurdukları Yalova Altınova Tersane Girişimcileri San. Tic. AŞ, projenin tek yetkilisi durumunda. 2008 yılında gemi inşasına başlayan tersaneler, ilk siparişleri alma döneminde küresel krizle karşılaştılar. Buna rağmen bugüne kadar 30 adet gemi ve tekne teslim edildi. 14 firmanın henüz yatırıma başlamadığı bölgede, 38 yatırımcı bulunuyor. Bölgede ihraç amaçlı gemi inşaa ve tamir yapan faal tersanelerin sayısı ciddi biçimde azaldı. Kızaklarda yapımı yavaşlatılan gemilerin çoğunu aynı zamanda armatör olan tersane sahipleri kendileri için yapıyor. Bölgeyi gezerek, Yalova Altınova Tersane Girişimcileri San. Tic. AŞ. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ayhan Kayatürk'ten bilgi aldık. Sorularımızı cevaplandıran Kayatürk, bölgenin kuruluşundan bugüne kadar olan gelişmelerle ilgili olarak dergimize şu açıklamalarda bulundu:


Bölgenin tersane alanı olarak seçilmesinde hangi unsurlar etkili oldu?
2000'li yılları başında dünyada gemi inşaa talebinin artmasıyla birlikte Türkiye de, genişleyen bu pazardan pay almak için ulusal gemi inşa sanayisinin kapasitesini artırmaya yönelik çabalarını artırdı. Bu yıllarda gemi inşaada dünyada 20. sıralarda yer alıyorduk. Tuzla'da mevcut imkânlarla bu uluslararası yarışta yer alınamayacağı anlaşıldı. Gemi inşaa sanayicileri ve hükümetimizin yeni yatırım yeri arayışları sonucunda, gemi yapım kapasitemizi geniş ölçüde artırabilecek Yalova Altınova sahilleri öne çıktı. Buradaki 4,5 kilometrelik sahil şeridi, coğrafi özellikleri nedeniyle başka bir amaç için kullanılamıyordu. Bölgenin geniş bir alana sahip olması, yan sanayilerin de kurulmasına imkân tanıyor. Yalova - Altınova'nın Kocaeli, Bursa ve İstanbul gibi sanayileri, ekonomileri güçlü üç ilin ortasında yer alan, ulaşım kolaylığı olan bir bölge olması, Tuzla'ya denizden ulaşım ve işbirliği kolaylığının olması yatırımcıların ilgisini çekti. Yalova'da özellikle 1999 depremi sonrasında ekonomik ve istihdam yetersizliği ağırlaşmış ve il, kendi dinamikleri ile kalkınamaz hale gelmişti. Bölgenin tercih edilmesinde bu da etkili oldu. Tersaneler bölge esnafı ve halkına moral ve umut verdi.

Proje nasıl hazırlandı?
Önceki Yalova Valimiz Doç. Dr. Yusuf Erbay, Denizcilik Müsteşarlığımız ve Bayındırlık Bakanlığımız, bölgede tek tek tersaneler kurmak yerine, bölgedeki tersanelerin ihtiyacı olacak idari, lojistik, sosyal yatırımları da içeren bütünleşik bir proje oluşturulması ve devlet kurumları nezdinde projenin sahibinin tek olması, konusunda fikir birliği oluşturdular. Bu doğrultuda Yalova'da yatırımcı firmalar, kamu kurum amirleri, milletvekillerimiz ve siyasi parti temsilcileri, Belediye Başkanları, STK temsilcileri bir araya gelerek, bölgede modern tersaneler bölgesinin oluşturulması yönünde karar aldılar. Bu doğrultuda 2004 yılında yatırımcı firmalar biraraya gelerek, proje yöneticisi şirket olarak Yalova Altınova Tersane Girişimcileri San. Tic. AŞ.'yi kurdular. Bugüne kadar gerçekleştirilen, fizibilite çalışmaları, bilimsel etütler, imar projelerinin hazırlanması, onaylanması ve uygulanması gibi tüm işlemler, bu şirket eliyle yapıldı. Bu yolla projenin bütünlüğü de güvence altına alındı. Projede, hissedarların hisseleri nispetinde tahsis edilen tersane alanlarına kurdukları gemi inşaa tesisleri, meslek lisesi, hastane,  200 dönümlük arazi üstünde yan sanayi sitesi,  liman başkanlığı, gümrük müdürlüğü, polis ve jandarma teşkilatı gibi ihtiyaç duyulan kamu kurum ofisleri, yangın merkezi, atık depolama ve kimyasal sıvı atık arıtma tesisi gibi yapıların yapılması öngörüldü. Bu yatırımların finansmanının tümü hissedarlarımız tarafından karşılandı.

Kıyı kenar çizgisinin deniz tarafından kalan bölümüne İTÜ Jeofizik Bölümü,  DLHİ'ın gözetiminde dolgu yaparak tersane alanlarını oluşturuldub Deniz dolgusunun finansmanı da yatırımcılar tarafından yapıldı. Buradaki yerlerin tahsisi doğrultusunda Maliye Bakanlığı'na kira bedelleri ödeniyor. Dolgu alanların dışındaki kara alanlarında yan sanayi, okul, hastane gibi destek birimlerini inşaa ediyoruz. Bu alanlar da 49 yıllığına şirketimize kiralanan devlet arazileri durumunda.
 
Yatırımlara ne zaman başlandı?

2004 yılının Nisan ayında üniversiteler ve bağımsız kuruluşlar tarafından zemin ve çevre etütleri yapıldı. Tuzla ve dünyadaki diğer tersane örnekleri incelenerek, proje yaklaşık iki yılda oluşturuldu.  İlgili kurumların görüşleri alınarak son şekli verilen projenin onaylanması ve yer tahsisi işlemleri 2006 yılında yapıldı. Aynı yıl tersanelerin üzerine kurulacağı deniz alanında dolgu işlemleri, alt yapı çalışmaları ve sahadaki Yalakdere'nin üzerine köprü yapım işlemlerine başlandı.  2 yıl süren alt yapı çalışmalarının ardından 2008 yılında parselasyon çalışmalarına geçildi, hissedarlarımıza tersane alanları teslim edildi. Projede, tersane alanlarında standart ölçü ve mimaride idari ve soysal binaların yer alması gibi kalite artırıcı planlamalar yapıldı. Tersane sahipleri de inşada bu standartlara uyarak modern çalışma alanları oluşturdular. Denize içine doğru 300 metre uzunluğunda dolgu yapılarak A,  B ve C tiplerinde parseller yapılandırıldı. Başlangıçta 42 parselimiz vardı. 22 adet A tipi parsel, (40 dönüm, deniz kıyı uzunluğu 133 metre) 7 adet B tipi parsel, (20 dönüm, deniz kıyı uzunluğu 66 metre)  ve 13 adet C tipi parsel, (10 dönüm, deniz kıyı uzunluğu 33 metre) belirlendi. Daha sonra, bazı parseller birleştirilerek daha büyük tersane alanları yaratıldı. Bu şekilde 80 ila 100 dönümlük parseller oluşturuldu. 9 tersanemizin planlarında kuru havuz inşası yer alıyor. Kuru havuzları da tersane alanına kattığımızda 100 dönümün üzerinde, rekabet gücü daha yüksek tersanelere sahibiz. Parsel birleştirmeleri sonrasında hissedar sayımız da 42?den 38?e indi. Ortaklık yapımıza baktığımızda önceden Tuzla'da veya başka bölgelerde tersanesi olan, sektörde tecrübeli firmaları ve armatör kökenli, yine sektörde tanınan yatırımcıları görüyoruz.

Tersanelerde kaç gemi inşaa edildi?
Yer tesliminin yapılmasından sonra bazı tersaneler yatırımla birlikte gemi inşasına başladılar. Bazı yatırımcılar ise, üretim için tersane yatırımının tamamlanmasını tercih ettiler. Bu doğrultuda 2008 yılından 2010 yılına gelinceye kadar bir yandan tersane yatırımları sürürken, bir yandan da gemi ve tekneler inşaa edildi. 2,5 yılda çoğunluğu yabancı müşterilere olmak üzere, bölgemizde 30 adet gemi ve tekne imal edildi. 6.500 metreküplük LPG tankeri, 11.000 dwt'luk kuru yük gemisinin yanı sıra daha küçük tonajlı yük ve yolcu gemileri suya indirildi. Birçok tersanemiz açıldığı dönemde sipariş alma safhasında krizle karşılaştı. Kriz nedeniyle, bugün kızaklarda daha çok aynı zamanda armatör olan tersane sahiplerinin kendi şirketleri için yaptığı gemiler var.

Tersanelerde bugünkü durum nasıl?
22 firmamız üretime geçti, 2 firmamız tersane inşaa sürecinde üretim yapmayı tercih etmedi, inşaat yatırımını devam ettiriyor. 14 firmamız bölgedeki tüm ortak yatırımlara katıldı, alt yapı ve zemin çalışmaları yaptılar ama tersane üst yapı yatırımlarına henüz başlamadılar. Tüm tersanelerimiz tersane alanlarında yapılan zemin etütleri doğrultusunda oldukça maliyetli olan deprem güçlendirme çalışmalarını yapıyorlar. 22 faal tersanemizden 3-4 tanesi yoğun olarak çalışıyor. Bunların dışında kendi adına gemi inşaa eden tersanelerimizden bazıları, inşaa çalışmalarında üretim hızını yavaşlattılar. Birçok tersanemiz finansal sebeplerle gemilerin yapımını durdurdular. Krizden önce yan sanayi ile birlikte gemi inşaada çalışanların sayısı 9 bini aşmıştı. Bunun 600 kadarını da İstanbul'dan gelen ustabaşları seviyesinde nitelikli işçiler oluşturuyordu.  Kalan yaklaşık 8.500 kişilik çalışanın yarısı Yalova?da ikamet ediyor, diğer yarısı Kocaeli ve Bursa illerinin yakın ilçelerinden geliyordu. Krizle birlikte 9 binleri bulan çalışan sayısı, yarı yarıya azaldı.

Bölgedeki diğer çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?
Bölgede gemi inşaya yönelik bir iş gücü yetiştirmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi inşaatı tamamlandı ve bu yıl öğrenci alarak eğitime başladı. Yine bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere Sağlık Bakanlığının belirlediği Altınova ilçe merkezinde bir araziye hastane yapıp, Sağlık Bakanlığı?na teslim edeceğiz. Yalova?da nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik kaynak kursları açtık. Grit, sac ve benzeri hammaddelerin depolanacağı bir alan ile onun yanında atık kabul ve arıtma tesisimiz olacak. Bölgedeki tersanelerin atıkları merkezi olarak bu tesiste toplanıp işlenecek, işlenemeyecek atıklar da lisanslı kuruluşlara gönderilecek. Halen tersaneler kendi bünyelerinde atıklarını topluyor ve lisanlı kuruluşlara teslim ediyorlar. Bunlarla ilgili bilgileri raporlayarak Çevre Bakanlığı?na bildiriyorlar. Bu sistem artık Türkiye'de düzenli çalışmaya başladı.

Yan sanayi sitemizde yer almak için bize çok sayıda müracaat oldu. İmar planı yapılan sitede, 200 metrekarelik bloklar var. Bu blokları birleştirip daha büyük işyerleri elde etmek mümkün olacak. Gemilerin donatılmasına yönelik bilgi birikiminin bölgeye hemen getirilmesi gibi bir ihtiyacımız var. Tuzla'da bu konuda birikim sahibi olan tecrübeli işletmeler bu doğrultuda yeni bir kooperatif oluşturdular. Yeni oluşturulan bu gemi inşa yan sanayi kooperatifi ile işbirliği yaptık. Bu kooperatifle birlikte inşaatını devam ettirdiğimiz 1. etapta, acil ihtiyacımız olan yan sanayiciler olacaklar. Yalova?da gemi yan sanayisine yönelik çalışabilecek yatırımcılar da var. Üniversite, Ticaret ve Sanayi Odası ve kamu kurumları ile işbirliği yaparak düzenlediğimiz seminerle Yalovalı yatırımcılara gemi inşa sanayisini tanıtmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızdan olumlu sonuçlar almaya başladık. Yan sanayi alanımızın daha büyük alana sahip olan 2.etabında Yalovalı yatırımcıların da yer almalarını ve sektöre girmelerini umuyoruz.

Yalova Altınova Tersane Girişimcileri San. Tic. AŞ.Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Kan: "Devlete yük olmadan uygulanabilecek çözümler üretilebilir"
 
"Birçok sektörde krizden çıkış sürecine geçilmiş olduğu söyleniyorsa da denizcilik sektöründe krizin etkileri halen en ağır biçimde yaşanıyor. Henüz krizden çıkış hali söz konusu değil. Yarım kalmış gemilerin yapımına devam etmek için krediye ihtiyaç var. Ancak tersane veya amatörler gemi inşasında kredi kullanmak istediklerinde, finans kuruluşları gemiyi teminat olarak kabul etmiyorlar. Tersaneler de devlet arazilerine kurulduğu için teminat olarak kabul edilmiyor. Bu sorunu çözümlemek için hükümet yeni bir çalışma yaparak,  verilecek krediye karşı Kredi Garanti Fonu?nu (KGF) garanti olarak gösterdi. Ancak finans kuruluşlarının KGF?nin garantisini kabul etmesi yönünde bir zorunluluk koyulamadığı gibi, önceden kullanılmış kredilerin yeniden yapılandırılmasını finans kuruluşlarına kabul ettirmek de çok zor. Bazı kolaylaştırıcı tedbirler üzerinde çalışılıyor ve bu çalışmadan olumlu sonuçlar alınmasını bekliyoruz. KGF teminatı ve içinde askeri projelerin de olduğu kamu siparişlerinin özel tersanelere yönlendirilmesi gibi tedbirlere ilave olarak, yeni siparişlerin alınmasında tersanelerimizin rekabet gücünün attırılmasını sağlayacak bazı tedbirlerin alınmasını mümkün görüyorum.  Bu konuda önerilerimizi Sayın Ulaştırma Bakanımıza sundum. Sayın Başbakanımız, Ulaştırma Bakanımız ve ekonomiden sorumlu Bakanlarımızın değerlendirmeleri sonunda önerilerimiz içinden devletimize yük olmadan uygulanabilecek çözümler üretilebileceği kanaatindeyim"

"Uzmanlar küresel ölçekte yeni inşaa talebinin ancak 2-3 yıl sonra yükseleceğine işaret ediyorlar. 2000'li yıllarda yaşanan yüksek talebe Tuzla'daki imkânlarla cevap vermeye çalışıldı ama o zamanki kurulu kapasitenin yüksek talep döneminde yetersizliği görüldü. Hiç şüphesiz ki, Altınova tersaneleri ve diğer yeni tersaneler 2013 yılından itibaren yaşanması beklenen bu talep artışında sektörümüzün milli ekonomimize katkısının artmasında önemli bir yere sahip olacaktır. Yatırımcılarımız firmalarının kaynaklarını ve kişisel olanaklarını sonuna kadar kullanarak, tüm güç ve iradeleri ile sektörü ayakta tutmaya ve beklenen yüksek talep dönemine hazırlanmaya gayret ediyorlar."


Geri