Çelik Tekne Tersanesi


(Eylül- 2009)

Galatasaray Holding'e bağlı Çelik Tekne Tersanesi, Tuzla Tersaneler Bölgesinde yer alan yaklaşık 80 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteriyor. Tersane özellikle orta tonajlı kimyasal tanker imalatında Avrupa çapında tanınıyor ve takdir görüyor...

Çelik Tekne Tersanesi, Galatasaray Holding tarafından 1972'de satın alınmış. O zaman Haliç, Sütlüce'de yer alan tersane 1980'lere kadar da burada faaliyete devam etmiş. Burada Türkiye'nin ilk kosterlerini yapan tersane ilk olarak 2700 dwt'lik Derya gemisiyle üretime başlamış. Bu gemilerden 3 tane daha yapan tersane bunların bazılarını da kendi denizcilik şirketleri için inşa etmiş. Çelik Tekne Tersanesi, yine kendi şirketleri için, o dönemde Türkiye'de imal etmek için oldukça büyük sayılan 5500 dwt'lik bir gemi inşa etmiş.

Haliç ve Boğaz'daki tersanelerin Tuzla'ya taşınmasıyla Sütlüce'deki tersanesini kapatmak zorunda kalan Çelik Tekne Tersanesi, 1981 yılında Tuzla'ya gelerek faaliyetlerine burada devam etmiş.

Çelik Tekne Tersanesi Tuzla'da yaklaşık 80 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyor. Tersane 250 metre uzunluğunda sahile ve 150 metre uzunluğunda iskeleye sahip. Çelik Tekne Tersanesi'nde biri 150 metreye 30 metre, diğeri 130 metreye 25 metre boyutlarında iki kızak yer alıyor. 120 metreye 20 metrelik üçüncü kızaksa kısa bir süre önce yıkılmış ve yerine düzde gemi yapma sistemine geçilmiş. Burada kızak boyu sınırına bağlı kalmadan 6 bin tona kadar olan gemiler düzde yapılarak balonla denize indiriliyor. Bu sistem, aynı zamanda oldukça zaman kazandırıyor.

Kızakların üzerinde 100'er tonluk vinçler bulunuyor. Büyük kızak 30 bin tona kadar olan gemiler için dizayn edilmiş. Diğer kızak da 19 bin tona kadar olan gemilerin inşası için uygun. Böylece tersanede 3 farklı kızakta 3 farklı boy imalat yapılabiliyor. Bu da tersaneye üretimde esneklik sağlıyor.

Yıllık 20 Bin Ton Çelik İşleme Kapasitesi Var
Çelik Tekne Tersanesi, bir tersanenin gerektirdiği her türlü imkana sahip. Yıllık 20 bin ton çelik işleme kapasitesi var. Tersane tam kapasite çalışıyorken yaklaşık 1500 kişiye iş imkanı sağlıyormuş. Şu anda ise bu rakam yaklaşık 500 kişi. Tersane personelinin büyük çoğunluğu kadrolu. Gemi elektriği, gemi elektroniği gibi bazı özel işlerde taşeronlarla çalışılıyor. Bunun dışındaki boru, çelik gibi birçok işte tersanenin kendi kadrolu personeli çalışıyor.

Çelik Tekne Tersanesi son 5-6 yıldır taleplere uygun olarak orta tonajlı kimyasal tanker inşasına yönelmiş. Bu alanda da Avrupa'da tanınan bir tersane haline gelmiş. Şu anda tersanede 4 tane 14 bin tonluk kimyasal tanker inşa halinde. Bir tanesi ekim ayı ortalarında teslim edilecek. 2 tane de Çelik Tekne Tersanesinin kendi adına yaptığı 5600 dwt'lik tanker inşaatı var.

Askeri Projeler için Hazırlanıyor
Bu işlerin yanı sıra askeri projeler için hazırlandıklarını belirten Çelik Tekne Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Danışmanı Mehmet Taylan, "Deniz kuvvetlerinin ihaleye çıkaracağı büyük bir projesi var. Bu proje için 5 tersane seçildi. Çelik Tekne de onlardan biri. Bunun hazırlığını yapıyoruz" diyor.

Yazılım konusunda IFS ile çalışmaya başladıklarını söyleyen Mehmet Taylan, "Şu anda geçiş sürecindeyiz. Belirli birimlerimiz IFS ile çalışmaya başladı. 2010 Haziran'da da tamamen geçmeyi planlıyoruz" şeklinde konuşuyor.

76. Gemi Yapılıyor
Çelik Tekne Tersanesi'nin 76. gemisini yaptığını belirten Çelik Tekne Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Danışmanı Mehmet Taylan, şöyle devam ediyor: "Bugün itibariyle, tonaj olarak Türkiye'de en fazla gemi yapan tersaneyiz. Türkiye'de yapılan en büyük tankeri de biz yaptık. Bu 27 bin tonluk bir tankerdi ve sanırım daha büyüğü de yapılmadı. Ayrıca 'Greenstar' olarak tabir edilen oldukça çevreci bir tanker yaptık. İtalyanlar için yaptığımız bu gemi de çok ses getirdi ve İtalya'da Çelik Tekne Tersanesi'nin daha çok tanınmasını sağladı."

"Tersanemizde şu anda bakım onarım yapmıyoruz. Bugüne kadar yeterli işimiz vardı. Ama hiç yapmayacağız diye bir şey yok. Şartlara bağlı olarak yapabiliriz de.?"

"Ekonomik krizle beraber yaklaşık 12 tane gemi siparişi iptal oldu. Bu da ciddi bir sıkıntı yarattı. Zaten şu andaki gemilere teklif edilen fiyatlar maliyetin yaklaşık yüzde 25-30 altında. Ancak o fiyatlara verebilirseniz satma olanağınız var. Bundan sonra ne olacak? 2011-2012 yıllarında finans toparlanmasına ve petrol fiyatlarının artışına bağlı olarak orta tonajdaki gemilere tekrar bir talep olacağı öngörülüyor. Taşımadaki navlun fiyatları artarsa tabi ki bu da yeni inşa fiyatlarına yansır. Ama ne kadar yansır, fiyatlar nerelere gelir, ne kadar talep olur, bunu şu anda kestirmek zor."

Çinliler de Gemi Yapmayı Öğrendi
"En büyük sorunlardan biri de Çin tersanelerinin boşalması. Bundan sonra Türkiye'ye gemi siparişi gelmesi için önce Çin tersenelerinin dolması lazım. Çinliler de artık gemi yapmayı öğrendi. Orada yaklaşık 3000 tersane var. Bunların 250 tanesi de yurtdışına gemi yapabilecek nitelikte. Ancak bu tersaneler dolduktan sonra Türkiye'ye bir talep olabilir."

"Bir de Türkiye'de gereği olmadığı kadar tersane yapıldı. Bu da çok ciddi rekabete neden olacak. Bu işi bilen, bilmeyen farklı fiyatlar verecek. Ne kadar doğru fiyat verecek belli değil. Yani önümüzde bir belirsizlik var. Ne olacağını ben bugünden kestiremiyorum. Benim tahminim belki 2-3 sene sonra bir hareket başlar ama 5 seneden önce eski günlere dönülemez. 5 sene sonra da eski günlere dönmek zor ama, en azından bir hareketlenme olabilir."

Yarım Kalmış Gemileri Bitirmek ve Çalıştırmak için Kredi Gerek
"Devletin bu dönemde tersanelere yardımcı olması lazım. Öncelikle teşvik gerekiyor. Devlet de kendi açısından haklı tabi, 'neden yalnız gemi sanayine bakalım, birsürü sanayi var?' diyor. Ama bu özel bir sanayi. Çünkü, herkesin bildiği gibi, emek yoğun bir sanayi, çok istihdam yaratıyor. Ayrıca yan sanayi ve yan sanayinin yarattığı istihdam da var. Türkiye?de belli bir noktaya da gelmiştir bu sanayi."

"Yarım kalmış gemileri bitirmek ve çalıştırmak için bir kredi sistemi oluşturulması lazım. Bunun için de yaklaşık 1 milyar dolarlık bir kaynak gerekiyor. Yarım kalmış gemileri bitirmekle de iş bitmiyor. Çünkü bu gemileri şimdi sattığınız zaman zararına satıyorsunuz. Bu gemilerin uzun vadeli kredilerle bir şekilde işletilmesi ve yeniden değer kazanana kadar çalıştırılıp, değer kazandığı zaman satılması gerekir. Şu anda öyle bir çalışma yok. Olacağını da sanmıyorum. Herkes kaderiyle baş başa. Kriz geçene kadar ayakta kalan kalır, kalamayan batar."

"Birçok bölgede birçok tersane kuruluyor. Bu doğru ya da yanlış bir politika diyemeyiz. Ama plansız bir politika. Tabi kimse bu krizi ve işlerin bu şekilde birden bire kesileceğini tahmin edemezdi. Yatırımcıya 'yatırım yapma' da denilemez. Ama tabi önceden planlanması yapılabilseydi, daha farklı olabilirdi. Bu bir manada yatırımcının sorumluluğunda. Yatırımcının bunu analiz etmesi lazımdı. Hükümet sadece yatırım yapmak isteyen yatırımcıya Yalova'da bir yer göstermiştir. O yer doğru mudur? O ayrı bir konu."

Taşeronsuz Gemi İnşa Olmaz
"Bu sektörde taşeronsuz çalışılmaz. Dünyanın her yerinde böyle. Bugün Kore'ye de gitseniz, Çin'e de gitseniz taşeron var. Tabi ki taşeronların ciddi firmalar haline gelmesi gerekir. Ama taşeronsuz gemi inşa olmaz. Hatta birçok sektörde taşeronsuz çalışmak mümkün değil. Bugün bütün belediyeler taşeron kullanıyor."

İş Sağlığı ve İş Güvenliğinde En Büyük Eksiklik Eğitim
"İş sağlığı ve iş güvenliği konusunda aklımızın erdiği, paramızın yettiği her şeyi yapıyoruz. Bu sadece bizde değil, bütün sektörde yapılıyor. Maalesef sektör şanssız bir dönem geçirdi. Kimse 'burada kaç kişi çalışıyor?', 'kaza oranı nedir?' diye bakmıyor. Sadece 'tuzla tersaneler bölgesinde kaza oldu' deniliyor. Ağır sanayide bu kazalar bir yere kadar önlenebiliyor. Bir yerden sonra da insan hatası olduğu sürece maalesef önlenemiyor. Bu kazaların geneline baktığınız zaman yüzde 95?i insan hatasından kaynaklanıyor."

"Burada en büyük eksiklik eğitim. Yalnız bu sektör için değil, bütün sektörler için böyle. Avrupa'da bir işçinin eğitim almadan iş bulabilmesi mümkün değil. Eğitimle ilgili herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama ne kadar eğitirseniz eğitin, bir anlık unutkanlık veya dalgınlık maalesef bu kazalara neden oluyor. Çünkü bu bir kültür meselesi. Ben kendi adıma konuşursam, halen arabada bazen kemer takmıyorum. Ne kadar eğitim verirseniz verin, eğer bu eğitim ilkokuldan, hatta aileden başlamıyorsa maalesef bu kültür yerleşemiyor."


Geri