Vicem Yat

(Mart - 2009)

Vicem Yat, özellikle ABD ve Avrupa'daki tekne tutkunları için el yapımı ahşap motoryatlar üretiyor.

Sebahattin Hafızoğlu tarafından 1986 yılında kurulan Vicem Yat, Sanko Holding bünyesine katılmasının ardından markalaşma yolunda adımlarını hızlandırdı. Firmanın en büyük pazarı olan ABD'de şu anda yüzün üzerinde teknesi bulunuyor. Vicem Yat'ın ürettiği teknelerin en büyük özelliği tamamen müşteri isteğine göre tasarlanabiliyor olması.

Firmanın İstanbul'da ve Antalya'da faaliyet halinde olan birer tersanesi bulunuyor. İstanbul?da önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek olan yeni bir tersane kuran Vicem Yat, üretimine başlamayı planladığı 46 metrelik mega yat serisi için de Antalya'da bir tesis daha kuruyor.

Vicem Yat'ın İstanbul'daki tersanesi Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi'nde yer alıyor. Yine aynı bölgede kurulan yeni Vicem Yat tesisi 3 katlı bir bina. İnşasında kullanılan Japon Ala-Sawa Ard germeli prefabrik bina inşa sistemi sayesinde tersanenin 3 katında da tekne üretilebiliyor. 15 bin metrekarelik arazi üstünde kurulan tesisin 33 bin 500 metrekarelik kapalı alanı bulunuyor. Bunun yaklaşık 22 bin metrekaresini imalat alanı, 7 bin metrekaresini depolama alanı, 3 bin 500 metrekaresini boya ve cila alanları ve bin metrekaresini de personel ve ofis alanları oluşturuyor.

Ofis binası, tersane ile yan yana konumlandırılmış. Ofisler binanın içinden imalathane gözlemlenebilecek şekilde yerleştirilmiş ve seyir balkonları yapılmış. Tersanede yer alan 4 ana holde aynı anda 4 adet 35 metrelik tekne üretebilecek alan bulunuyor. Tersanede düşey sirkülasyon, büyük yük asansörleriyle sağlanıyor. Üst katlarda yapılacak tekneler de kurulan kayar vinç sistemleriyle indirilebiliyor.

Yıllık kapasite 40 tekne
Vicem Yat, bugüne kadar, boyutları 30 feetten 92 feete kadar olan yaklaşık 130 tekne imalatı gerçekleştirmiş. İstanbul'daki tesisin yıllık üretim kapasitesi yaklaşık 40 tekne. 2008 yılında ise 36 tekne üretimi gerçekleştirilmiş.

Vicem Yat'ın genel olarak ahşap tekne ürettiğini söyleyen Vicem Yat Fabrika Müdürü Alper Ekmekçibaşı, "Amerika ve Avrupa'da ahşap tekne üretimi, yoğun emek ve ustalık gerektirdiğinden yok denecek kadar az. Bu nedenle şu anda polyester ve yeni jenerasyonda kompozit tekneler üretiliyor. Biz teknelerimizi içeriden ve dışarıdan elyaf ve epoksi ile sarıyoruz. Ondan sonra macun ve boya uygulanıyor. Bu uygulama Amerika'da 'cold molded' olarak geçiyor. Yani soğuk kalıplama diyebiliriz. Böylece teknelerimiz, hem kompozitin mekanik özelliklerini bünyesinde barındırıyor hem de daha doğal ve sağlam bir konstrüksiyona sahip oluyor. Ahşap işçiliğindeki ustalık ve bilgi birikimi de imalata yansıtılınca, tekneler diğer seri üretim tekneler arasından sıyrılıyor" diyor.

Vicem'in bir dünya markası olduğunu belirten Ekmekçibaşı şöyle devam ediyor: "Son 3-4 yıldır Avrupa'ya açılmaya başladık. İtalya'da çok sayıda teknemiz var. İtalya ve Yunanistan?da dealerımız bulunuyor. Fransa ve İspanya'da ise birkaç firma ile dealer görüşmelerimiz sürüyor. Yakın bir zamanda Avrupa?da da Amerika kadar tanınacağımızı düşünüyoruz."

46 metrelik megayatlar geliyor
"Son iki yıldır Amerika pazarındaki ufak daralmalar sonucunda önlem olarak kendi standart portföyümüz dışında daha büyük teknelere yönelmeyi planladık. Bunu yaparken de dünyada yeni jenerasyonda kullanılan kompozit malzemeyi kullanmayı düşündük. Antalya Serbest Bölge'de yeni aldığımız fabrika binasını, 46 metrelik bu seriyi üretebilecek şekilde tasarladık. Bugüne kadar bütün dizaynlarımız kendi bünyemizde yapılıyordu. Ancak bu projelerde konseptin daha farklı olması nedeniyle marka olan tasarımcılarla çalışmak istedik. Gövde dizaynı için Hollanda'dan Mulder Design, iç dekorasyon dizaynı için de yine Hollanda'dan Art Line firmalarıyla anlaştık. Çünkü teknelerde dizayn çok önemlidir ve bu firmalar dünya çapında tanınmış, isimlerini rahatlıkla anons edebileceğimiz tasarımcılardır."

"Aynı tasarımcılarla üzerinde çalıştığımız 35 metrelik spor ve süratli bir tekne tasarım projemiz daha bulunuyor. Özellikle sürat konusunda iddialı, 55 knot'lık sürat yapacak bir tekne. Aslında 35 metrelik bir tekne için 55 knot çok iddialı bir hız. Bunun için çok ciddi mühendislik hesapları yapıyoruz. Sevk sistemi çok farklı. Şaftlı ve pervaneli değil, özel dizayn jetli bir sistem olacak."

Ahşabın yanında polyester ve kompozit tekneler de üretilecek
"Ahşap portföyümüz devam etmek kaydıyla polyester ve kompozit tekneler de üreteceğiz. Bunun için de Amerika?dan birkaç tasarımcıyla çalışmalara başladık. Çünkü ahşap tekne çok emek istiyor, yanında bunu destekleyecek farklı tekneler de yapmamız gerekiyor. Yine Amerika'dan çok meşhur bir isim olan Trumpy ailesiyle bir anlaşma yaptık. Onların da ismini kullanarak, Trumpy Vicem adıyla klasik dizaynlarımızdan farklı tekneler üretme hazırlıklarımız devam ediyor."

"Yine önümüzdeki günlerde mobilya sektörüne bir yatırım planlıyoruz. Buradaki amaç hem kendi teknelerimizin mobilyasını geliştirmek, hem de Vicem ismini kullanarak diğer teknelere mobilya yapmak. Tüm bu projelerimizi gerçekleştirebilmek için geçen yıl inşaatına başladığımız tersanemize önümüzdeki ay taşınacağız."

"Bu sene, kasım ayına kadar Avrupa ve Amerika'da 13 fuara katılacağız. Kriz döneminde ayakta durabiliyorsak, krizden önceki faaliyetlerimizi sürdürebiliyorsak, bu piyasaya güven olarak yansıyacaktır. Kriz sonrası da önemli avantaj sağlayacak. Tabii ki biz de kendimizce bazı önlemler alıyoruz. Kriz yönetimi oluşturmaya çalışıyoruz. Ama hedefimiz kriz döneminde de üretim gücümüzden bir şey kaybetmeden kriz sonrasına kendimizi hazırlamak. Bu süreçte bazı yatırımlarla ve değişikliklerle daha da büyümek için altyapıyı hazırlamak."

Tüm dünyada servisi olan malzemeler kullanılıyor
"Şu anda sadece İstanbul'da yaklaşık 125 kişilik kadromuz var. Tersanemizde muhasebe, finansman, idari işler ve sosyal işler gibi departmanların yanı sıra tekne yapımının gerektirdiği mühendislik, mimarlık birimleri, dizayn ofisi, boyahaneler, makine-tesisat ve motor montaj gibi bütün departmanlar yer alıyor. Birçok şirket gibi biz de kendi ekiplerimizin yanında taşeronlar da kullanıyoruz. Elektronik, motor ve tesisat gibi hassas ve gerçekten bir bilgi-birikim, uzmanlık isteyen teknik işleri kendi bünyemizde yapıyoruz. Onun dışındaki boya ve cila işlerini, elektrik işlerini ve krom aksamı taşerona yaptırıyoruz. Ancak burada da tüm malzemeyi biz veriyoruz. Dışarıdan sadece işçilik temin ediyoruz. Malzeme kalitesi bizim için çok önemli. Markalı, bilinen, Türkiye'de, Avrupa'da ve Amerika'da teknik servis imkanı olan malzemeleri kullanıyoruz."

Tekneler sahibine özel üretiliyor
"Bütün teknelerimiz özeldir. Tabii ki standart teknelerimiz var ama bunları müşterinin isteği doğrultusunda değiştirebiliyoruz. İç dekorasyonunda malzemede veya yerleşimde her türlü değişikliği yapabiliriz. Vicem'in farklılığı, kaliteden hiçbir zaman ödün vermemesidir. Sattığı her malın sonuna kadar arkasında durur. Amerika'ya kadar garantisinin gereklerini yerine getirir. Bizim için müşteri memnuniyeti her şeyin başında geliyor."

"İmalatta yerli malzeme kullanma oranımız çok yüksek değil. Tekne üretiyorsanız pazarınızın çok geniş olması lazım. Sadece Türkiye pazarı için tekne üretemezsiniz. Dolayısıyla dünyanın her noktasında teknik servis ve yedek parça temin imkanı sağlayan dünya markalarını kullanmak zorundayız. Ancak bu özelliklere sahip olan Türk firmalarını tercih ediyor ve destekliyoruz. Ahşapların da çoğu genellikle Afrika veya Uzakdoğu kökenli egzotik ağaçlardan oluşuyor."
 
Dünyanın her yerine teknik servis gönderiliyor
"ABD ofisimizde teknik servis amaçlı, hepsi daha önce İstanbul'da çalışmış gemi inşa mühendisi, mekanik-tesisat, marangoz, boyacı, elektrikçi ustabaşı seviyesinde elemanlarımız var. Kendi teknelerimiz dışında piyasaya da hizmet veriyoruz. Teknenin Avrupa'da veya Amerika'da olması fark etmez, bizim garantimizin gerektirdiği veya müşterimizin bizim yapmamızı istediği her şeyi yapıyoruz. Gerektiğinde tersaneden eleman gönderiyoruz ya da oradaki dealer?ımız gerekli müdahaleyi yapıyor. İhtiyaç olduğunda dünyanın her yerine eleman veya malzeme gönderebiliyoruz."

"Geçen senenin ortasında IFS yazılım programı satın aldık. Bunun adaptasyon çalışmaları ve eğitimleri sürüyor. Bu süreç tamamlandıktan sonra verimlilikte bir artış olacağını düşünüyoruz. Elemanlarımıza kendi konularında periyodik eğitimler alıyorlar."

"Yat inşa sektörü Türkiye için çok fazla getirisi olan bir sektör ve hızla daha iyiye doğru gidiyor. Türkiye'nin en büyük avantajı düşük maliyetli ve yüksek kaliteli işçilik. Ancak yeterli destek veya teşvik olmadığı için işçilikte de rekabet etmemiz zorlaşıyor. Türk yat imalat sektörü olarak dünyada oldukça üst sıralardayız ve yükselişimiz devam ediyor. Vicem olarak hedefimiz önümüzdeki 5 yılda dünyada ilk 10 içine girmek."


Geri