SOLİ Tersanesi


(Eylül - 2008)

İki sene önce kurulan Soli Tersanesi'nde bugüne kadar üçü 20 bin dwt, ikisi 5850 dwt olmak üzere beş gemi denize indirildi...

Önümüzdeki günlerde boya ve raspa holü inşasının tamamlanmasının ve CNC tezgahlarının sulu kesime dönüştürülmesinin ardından yatırımlarının "birinci fazını" tamamlamış olacak Soli'deki yeni hedef ise "verimliliğin artırılması"...

Mersin kökenli Nakkaş ve Atako grupları tarafından 2006 yılında Kocaeli Serbest Bölgesi'nde kurulan Soli Tersanesi, 37 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 102 dönümlük bir arazi üzerinde yer alıyor. Tersanenin "şimdilik" yılda dört gemi inşa etme kapasitesi bulunuyor. 360 kişilik kadrolu personeliyle hizmet veren Soli, ayrıca 26 taşeron firmayla çalışıyor; dolayısıyla tersaneye her gün 1350 kişi giriş yapıyor.

Soli Tersanesi'nde, işlenmemiş çelik malzemeler yaklaşık 2 dönümlük sahada stoklanıyor. Çelik işleme atölyesinde CNC tezgahları haricinde, 700 tonluk pres makinesi, 400 tonluk profil büküm tezgahı, corrugate için abkant pres makinesi bulunuyor. Bu tür makine ve tüm vinç operatörleri tersanenin kadrolu personeli tarafından kullanılıyor. Bugünlerde CNC tezgahları, yapılan bir tadilat ile sulu kesime dönüştürülüyor. Böylece tezgahların karbon salımları, bacalı sisteme kıyasla oldukça düşürülmüş olacak. 

Tersanede iki kızak bulunuyor. Ana kızak 180x56 metre ebatlarında, 5 derecelik bir eğimi olan ve 30 bin dwt^'a kadar iki gemiyi ya da 60 bin dwt'lik bir geminin kızaklanabileceği büyüklükte. Bu kızak deniz içine kadar uzanıyor. Beş derecelik eğimden dolayı kazanılan  alt alan ofis, yemekhane, atölye ve yaşam mahalli olarak kullanılıyor. Şu anda büyük kızakta NB06 ve NB07 no'lu projeler var. İki geminin de yıl sonunda kızaktan indirilmesi planlanıyor.  Şimdiye kadar ana kızaktan 20 bin dwt'luk üç adet kimyasal tanker indirilmiş. Küçük kızakta ise bir derecelik eğim var. Bu eğim neticesinde gemiler kızak üzerinden balon yöntemiyle indiriliyor. Küçük kızaktan da bugüne kadar 5850 dwt'lik iki adet kimyasal tanker indirilmiş.

Altmış metre genişliğinde ve 85 metre uzunluğundaki iç rıhtımda denize indirilen gemilerin donatım faaliyetleri sürdürülüyor. Bu iç rıhtımda aynı anda iki gemi donatılabiliyor. Rıhtımda şu anda birisi 20 bin dwt'lik, diğeri 5850 dwt'lik iki gemi bulunuyor. Gemiler yıl sonuna kadar teslim edilmiş olacak.

Soli Tersanesi'nin açık üretim sahasında boya ve raspa holü inşaatı da devam ediyor. Çevreye duyarlı çalışmaların bir sonucu olarak kurulan atölyede blokların boya ve raspa işlemleri kapalı alanda yapılacak ve dışarıya boya zerreleri ve raspa tozları uçuşmayacak.

Soli Tersanesi'nin ileriye dönük planları içinde Türkiye'de bugüne kadar yapılmamış olan Ro-Ro, LNG veya LPG tankerleri inşa etmek gibi projeler bulunuyor. Bu tip projeleri uygun hız, kalite ve maliyet üçgeni içerisinde bitirebilmek için plan odaklı metodolojik bir çalışma içerisinde olmak gerekiyor. Bu kapsamda verimlilik öne çıkan bir unsur ve Soli verimliliği yükseltmek için tersanede yabancı danışmanların ve mühendis kadrosunun katıldığı atölye çalışmaları yapıyor. Soli ayrıca Türkiye'de tam kapsamlı bir ERP sistemi kullanan ilk tersane olma özelliğine de sahip. Tersane yetkilileri, verimliliğin düzgün planlama ve gecikmeleri öngörme yeteneği ile gerçekleştiğine inanıyorlar. Doğal olarak süreçlerin düzgün tanımlanmış ve tersane yerleşimi, vinç kapasitesi, çalışma ortamı gibi fiziki koşulların da bunu destekleyecek şekilde kurgulanmış olması bir önkoşul. Soli?nin diğer bir amacı da markalaşmak... Kendi marka modellerini üretmek ve bu sayede bu projeler üzerinde uzmanlaşarak hem kalite, hem de hız açısından daha da başarılı sonuçlar elde etmek. Öğrenme eğrisinin getireceği gerçek katkıdan ancak bu sayede yararlanılabileceğine inanıyorlar. Bu geliştirmeler sayesinde amaç sadece Türkiye'de değil, bölgede de lider bir tersane olabilmek. Projeler arasında henüz net bir karar alınmış olmasa da, bakım ve onarım hizmeti verecek diğer bir tersane kurma düşüncesi de bulunuyor.


Denizcilik ve taşımacılık sektöründe uzun yıllardır faaliyetlerini sürdüren Nakkaş (1860) ve Atako grupları tarafından kurulan Soli Tersanesi'nin Yönetim Kurulu Üyesi ve Stratejik Planlama Müdürü Timur Nakkaş, tersanenin kuruluş aşaması ile ilgili şu bilgileri veriyor: "Nakkaş ve Atako grupları denizcilik ve taşımacılık sektörlerinde uzun yıllardır çalışmalarını sürdürüyorlardı. Nakkaş Denizcilik 1860 yılında kuruldu. 1980'lere kadar acentelik hizmeti veren şirket, sonrasında adım adım brokering, gemi kiralama, armatörlük ve gemi işletme sektörlerinde hizmet vermeye başladı ve halen bu alanların tümünde hizmet vermeye devam ediyor. Armatörlük ve gemi işletmeciliği işine Atako Grubu ortaklığı ile birlikte girdik. Tersane açma kararı da bu adım adım ilerlemenin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Kiralama ve brokering konularındaki şirket deneyimleri gemi işletmeciliği yönümüzün altyapısını oluşturdu. Satın aldığımız üç adet kuru yük gemisini bu altyapı ile işlettik. Gemilerin işletilmesi, hakim olduğumuz ticari işletmenin yanı sıra, içinde ciddi bir mühendislik barındıran bakım, onarım ve satınalma gibi teknik konuları da içeriyordu. Bu sayede edindiğimiz deneyimlerle bir adım daha atıp gemi inşa sürecine girdik. 2000'li yılların başında Tuzla'da bir tersanenin bir bölümünü kiralayarak kendi gemilerimizi inşa etmeye başladık. Bu tersanede ikisi 5850 dwt'lik kimyasal tanker, diğeri de konteyner gemisi olmak üzere üç adet gemi inşa ettik. Tuzla'daki üretim sürerken, eşzamanlı olarak  kendi tersanemizi kurma kararı aldık ve uygun bir bölge arama girişimlerimizi başlattık. İlk alternatifimiz, iki grubun da anayurdu olan Mersin bölgesiydi. Taşucu çevresinde görüştüğümüz potansiyel alana hem yeni inşa hem de bakım tersanesi kurmak için gerekli başvuruları yaptık. Amacımız bölgeyi yeni bir sanayi ile tanıştırmak ve sadece Türk armatörlerine değil, Doğu Akdeniz?deki tüm ülkelerle ticaret yapan gemi filolarının oluşturduğu büyük talebi ve açığı karşılamaktı. Hem bölgede istihdam yaratmak hem de ülke ekonomisine, Mersinliler olarak Mersin'den büyük bir katkı sağlamayı istiyorduk. Ancak bürokratik engeller ve yavaş ilerleyen süreçler yüzünden Mersin'e yapmayı planladığımız yatırımı Kocaeli'ye yapmak zorunda kaldık. Sanayileşme konusunda deneyimli, yatırımcıya açık yaklaşımı ile Kocaeli?nde tersanemizi herhangi bir aksama yaşamadan inşa etmeye başladık ve aldığımız karardan kısa bir süre sonra tersanemizde üretime başlayabildik. Tersanenin ismi de Mersin?den geliyor. Soli, milattan önceki dönemde, şimdiki Mersin?in sınırları içerisinde bulunan ve tarihte önemli bir yeri olan antik bir liman şehriydi. İşlettiğimiz gemilere isim verirken de Mersin?in dağlarından Bolkar, Toros ve yine Soli isimlerini vermiştik. Şirket yatırımcıları, hem kendilerinin hem de şirketlerinin büyüdükleri şehre bağlılıklarını bu şekilde ifade ediyorlar..."

Kuru yük gemileri de üretilecek
"2005'te tersanenin olduğu bölge bataklık bir alandı. O yıl ilk kazıkları çaktık. 2006?da da idare binamızı açarak faaliyete geçtik. Üretime 2006?nın üçüncü çeyreğinde 20 bin dwt?lik kimyasal tanker projesi ile başladık. 6 serilik projenin ilk gemisi olan ve gemiyi sattığımız İtalyan Armatör tarafından adı ?Letizia Effe? olarak konulan projenin inşası bitti ve teslim edildi. Aynı serinin diğer 4 gemisinin satışı da gerçekleşti. İnşa ettiğimiz diğer kimyasal tanker projelerini de (5.850 dwt) satmış bulunuyoruz. Kimyasal tanker projeleri sonrasında, 2009 yılının başından itibaren 9.500 ve 21 bin dwt'lik kuru yük gemilerinin inşasına başlayacağız. Bu gemileri de satış amacı ile üretiyoruz; ancak kuru yük gemilerinin işletilmesi konusundaki uzmanlığımız yüzünden, projeler üretildiği zamanlarda gemi satış piyasası şartları istediğimiz konumda olmazsa gemileri filomuza katmayı ve işletmeyi de her zaman bir B planı olarak değerlendiriyoruz..."

Yatırımların birinci fazı tamamlanıyor

"Neredeyse 2008 başına kadar gemilerin inşası ve tersanenin inşası eşzamanlı olarak ilerlediğinden henüz istediğimiz hıza erişebilmiş değiliz. Bu dönem içerisinde 5 gemiyi suya indirdik, 7 projemizi sattık ve 3 tanesini de teslim ettik. Bugünlerde inşaatı süren boya ve raspa atölyemizi ekim sonuna kadar çalışır hale getirdikten sonra yatırımlarımızın birinci fazını tamamlamış olacağız. Sonrasında gerektikçe yeni yatırımlarla verimliliğimizi artırmayı planlıyoruz..."

Avantajlar zaman içinde kaybolabilir

"Global konjonktürde Türk tersanelerinin öne çıkmasının bir nedeni ucuz iş gücü, bir diğeri de isteğe bağlı gemi üretebilmemiz. Her iki avantajın da zaman içinde kaybolma riski var. Ucuz işgücü kaybolmaya başladı bile. Bu avantajları yitirdiğimizde geride sadece verimli çalışan ve kaliteli iş üreten tersanelerin ayakta kalacağına inanıyoruz. Bu yüzden amacımız günü yaşamaktan ziyade, ileriki dönemde rekabetin daha zorlu olacağı zamanlara şimdiden hazır hale gelmek..."

Verimliliği artırma üzerine verdiğimiz çaba bizi farklı kılıyor

"Bir çok konuda öncü olduğumuza inanıyorum. Mesela verimliliği artırmak üzerine verdiğimiz çaba bizi farklı kılıyor. Ayrıca farklı armatörlerle Ro-Ro ve benzeri değişik projeler için görüşmelerimiz devam ediyor. Geniş makine parkı, yüksek kaldırma kapasitemiz, tersane alanının büyüklüğü, hemen hemen tüm süreçleri bir birine entegre etmiş olduğumuz ERP yazılımımız ile farklı olduğumuza inanıyorum. Tersanecilikte temsil ettiğimiz olgu ise sanırım ?yenilik ve yenilikçilik? olarak özetlenebilinir..."

Uzmanlaşma, iş kazalarının sayısını azaltma açısından da çok önemli bir unsur

"İş güvenliğine çok önem veriyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz ama tersanelerde kaza olmayacak garantisini kimse veremez. Gemi inşada risk oranı yüksek ve tüm çalışanların farkındalığının yüksek olması oldukça önemli. Çalışanlarımıza gerekli eğitimleri tekrar tekrar veriyoruz. 14 kişilik bir iş güvenliği ekibimiz var. Şu ana kadar tersanemizde ölümlü bir kaza yaşanmadı ama bu risk her zaman var. Uzmanlaşmanın iş kazalarının sayısını azaltmak açısından da çok önemli bir unsur olduğuna inanıyorum. Çalışan sirkülasyonunun fazla olmaması ve çalışanların aynı bölgede sürekli aynı işi yapmaları, riski azaltmak adına çok önemli. O yüzden uzmanlaşma adımı sadece verimliliğin artmasını değil, aynı zamanda kaza riskinin azalmasını da sağlayacak. OHSAS 18001 belgesine sahip az sayıdaki tersaneden birisiyiz. Kendi sağlık personelimiz ve ambulansımız var..."

"Sorunlar var ama çoğu iyileşme yönünde. Yan sanayide çok profesyonel tedarikçilerimiz de bulunuyor. İşin bilgilendirme/dokümantasyon ayağı çok önemli. Yurtdışındaki büyük tersanelerin başarılarının altında profesyonel tedarikçi ve yan sanayi yatıyor. Tabi onların profesyonel olmasını sağlayan da bu tersanelerin yaklaşımları. Sanırım bu tüm sektörler için geçerli..."

"Taşeronu daha profosyonel çalışmaya yönlendirecek olan tersanedir. Ancak yadsınamayacak bir gerçek de var... Tersane sayısındaki patlamadan önce uzmanlaşmış bir taşeron ekibi vardı. Bir anda ve inanılmaz hızlı bir şekilde artan tersane sayısı ile bu uzmanlaşmış ekipteki ustabaşları, talebi karşılamak için kendi şirketlerini kurdular. Bu ikinci kırılım da işbilir ve iş yapar konumundaydı. Ancak talep o kadar yoğundu ki üçüncü ve dördüncü kırılımlara kadar indi ve işte bu aşamada iş kalitesi ile ilgili sorunlar yaşanmaya başladı..."

Planlama ve dizayn taraflarında deneyimli mühendis bulamıyoruz

"Asıl eleman sorununu taşerondan ziyada tersanede çalışacak mühendislerde yaşıyoruz. Bugüne kadar yanlış yorumlanmış süreçlerden dolayı tüm mühendisler genelde üretim ayağında, bedenen çalışmak istiyorlar. Üretim bilgisini oluşturacak ve aslında üretimin beyni ve merkezi konumunda olması gereken planlama ve dizayn taraflarında deneyimli mühendis bulmakta zorlanıyoruz. Yeni mezun mühendisleri bu alanlarda yetiştirme gayreti içerisindeyiz. Bizim de verimliliği yüksek olan yurtdışı tersaneleri gibi üretimi yine mühendis desteği ile, alanlarında deneyimli ve gayretli formenlerle sürdürmemiz, mühendislerimizin çoğunluğunu ise işin mutfağına çekmemiz gerekiyor..."

 

Soli Tersanesi İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü Ahmet Ünal:

"Hedeflerimizden birisi bölgeye hizmet etmek ve istihdam sağlamak"

Hedeflerinden birisinin de bölgeye hizmet vermek ve istihdam sağlamak olduğunu söyleyen Soli Tersanesi İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü Ahmet Ünal, personel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yerel yönetimler ve eğitim kurumlarıyla sürekli irtibat halinde olduklarını dile getiriyor. "Karamürsel Meslek Yüksek Okulu ve Gölcük Endüstri Meslek Lisesi yönetimi ile birlikte koordineli olarak çalışmak üzere prensip kararlarımız mevcut. Alt yapısı olup iş tecrübesi olmayan gençlerimize iş alanı sağlamak için böyle bir uygulama yapıyoruz" diyen Ünal, yerel yönetimlerden aldıkları destekle, meslek eğitimi verip kadrolarına kattıkları personel sayısının 40 kişiyi bulduğunu ifade ediyor ve şunları söylüyor: "Özellikle kaynak ve taşlama eğitimi verdiğimiz bu kişileri ön imalat bölümümüzde değerlendirdik. Kurumsal eğitim planlarımızı yıllık olarak yapıyoruz, sene içinde ihtiyaç duyulan ilave eğitimler olduğunda planımızda revize yaparak eğitimlerin tamamlanmasını sağlıyoruz. Kalifiye olmayanlara eğitimler veriyoruz ve sertifika almalarını sağlıyoruz. Ön imalat hattında çalışan personelimizin büyük çoğunluğu daha önce bu mesleği tanımayan insanlardı. Altyapıları veya meslek liselerinden diplomaları vardı ancak yeterliliklerini sağlamak ve ispatlamak için çalışma alanları ile ilgili olarak sertifikalandırılmalarını sağladık..."

"İş güvenliği eğitimleri konusunda ciddi anlamda yol kat ettiğimizi düşünüyorum. İş güvenliği ekibimizde eğitim sorumlumuz bulunuyor. İşe alımı yapılacak alt yüklenici personel de dahil olmak üzere tüm personele eğitim salonumuzda iş güvenliği eğitimi veriliyor ve eğitim sonunda kişiler sınava tabi tutuluyorlar. Sınav neticesinin değerlendirmesi yapılıyor, geçer not alanlara ikinci kademeye geçtikleri tebliğ ediliyor. İkinci kademe sağlık kontrolü. Ağır ve tehlikeli işlerde çalışabilmek için asgari sağlık şartlarının sağlanması gerekiyor. Bu nedenle işyeri sağlık birimimizde görevli işyeri hekimleri ve sağlık memurları tarafından yapılan kontroller neticesinde, çalışmasında sağlık açısından engel bulunmayan kişilere işbaşı yaptırılıyor."


Geri